YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/878
KARAR NO : 2023/2257
KARAR TARİHİ : 12.04.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
… Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 18.05.2021 tarihli 2020/1090 Esas 2021/527 sayılı istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararının sanık müdafiine usulüne uygun olarak 02.06.2021 tarihinde tebliğ edildiği, sanık tarafından 16.08.2021 tarihli dilekçeyle yapılan temyiz isteminin 24.08.2021 tarihli ek karar ile 5271 sayılı Kanun’un 291 inci maddesinde öngörülen süreden sonra olması nedeniyle aynı Kanun’un 296 nci maddesi gereğince reddine karar verildiği görülmekle; ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.02.2022 tarihli 2019/16-573 Esas 2022/119 sayılı kararında belirtildiği üzere; Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararının, içeriği hakkında bilgi sahibi olma hakkı ve müdafiinin kusurlu davranışı ile kanun yolu başvuru süresini geçirmiş olması hâlinde eski hâle getirme imkânı olan sanığa Tebligat Kanunu’nun 11 inci maddesinin son cümlesi uyarınca tebliğ edilmediği de göz önüne alınarak, öğrenme üzerine sanık tarafından verilen temyiz dilekçesinin tebliğnameye aykırı olarak süresinde olduğunun kabulünde zorunluluk bulunmakla;
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, hukuki dayanaktan yoksun 24.08.2021 tarihli temyiz isteminin reddine dair ek karar kaldırılarak gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.09.2020 tarihli ve 2019/150 Esas, 2020/152 sayılı kararı ile, sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62’nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 63 üncü maddesi uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba karar verilmiştir.
2. ….Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 18.05.2021 tarihli ve 2020/1090 Esas, 2021/527 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
3. …. Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 24.08.2021 tarihli ve 2020/1090 Esas, 2021/527 sayılı ek kararı ile sanığın 16.08.2021 tarihli dilekçesi ile yaptığı temyiz başvurusu hakkında, “yasal süresi geçtikten sonra verilmiş olması nazara alınarak temyiz talebinin süre yönünden REDDİNE” karar verilmiştir.
4. Bölge Adliye Mahkemesi ek kararının sanık tarafından temyiz üzerine, dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 16.11.2021 tarihli ve ek kararın onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi;
1. İstinaf kararının vekili tarafından temyiz edilmediğinden haberinin olmadığından temyiz başvurusunun süresinde yapılmış sayılmasına, infazın durdurulmasına karar verilmesini,
2. Mahkemenin kararının gerekçe içermediği,
3. Hükme dayanak yapılan ByLock delilinin hukuka aykırı yöntemlerle elde edildiği,
4. Silahlı terör örgütüne üye olma suçunun maddi ve manevi unsurlarının bulunmadığı,
5. FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan açılan tüm davaların tespit edilmesi ve birleştirilerek görülmesinin gerektiği,
6. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini belirterek müdafii huzurunda vermiş olduğu emniyet ve savcılık ifadesi ile tanık Ş. S.’nın beyanı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın örgüt yapısı içerisinde ev abiliği, Bölge Talebe Mesullüğü, lise mesullüğü, mahrem yapı içerisinde askerlerden sorumlu asker abisi konumlarında faaliyet yürüttüğü, sohbet adı verilen örgütsel toplantılara katıldığı, örgüt tarafından mahrem yapı içerisinde gizli iletişim sistemi olarak kullanılan sabit/ankesörlü hatlardan arayarak o dönem askeri öğrenci olan tanık Ş.. ile iletişim kurduğu anlaşılmakla sanığın örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğu kanaatine varılarak örgüt üyeliği suçundan alt sınırdan uzaklaşılarak cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediğinden sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 286 ıncı maddesi uyarınca esastan reddine karar verildiği görülmüştür.
IV.GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;
1. Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan)16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür.
2. Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere, sanığın soruşturma aşamasındaki ikrarına ve dosya kapsamı ile uyumlu kabule göre, öğrencilik yıllarında tanıştığı örgüt içerisinde BTM’lik, lise mesullüğü ve mahrem yapı içerisinde örgüt mensubu askerlerden sorumlu abilik yapan sanığın, örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen esasa müessir olabilecek savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, incelenen hükümde hukuka aykırılık saptanmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle …Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 18.05.2021 tarihli ve 2020/1090 Esas, 2021/527 sayılı kararında hukuka aykırılık görülmediğinden sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.04.2023 tarihinde karar verildi.