Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2023/8782 E. 2024/884 K. 11.01.2024 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/8782
KARAR NO : 2024/884
KARAR TARİHİ : 11.01.2024

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ :Anayasal düzeni zorla değiştirmeye kalkışma
HÜKÜM : Sanıklar hakkında Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 2008/8490 Esas -2008/13042 Karar sayılı ilamı ile 01.12.2008 tarihinde kesinleşen 765 sayılı TCK’nın 146/1, 59, 31, 33, 40
maddeleri gereği verilen mahkumiyetlerine ilişkin kararların yeniden yargılanma sonucunda İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.12.2022 tarih, 2022/262 Esas, 2022/527 sayılı Kararı ile CMK’nun 323/1 inci maddesi gereğince kesinleşen hükümlerin onaylanmasına
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; duruşmalı olarak yapılan incelemede;
Temyiz edenlerin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği, temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Dosyanın daha önce temyiz incelemesinden geçtiği görülerek 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereğince dosya istinaf mahkemesine gönderilmemiştir.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığın ifadesinin alındığı tarih itibarıyla, Devlet Güvenlik Mahkemelerinin görev alanına giren suçlar yönünden müdafii yardımından yararlanmanın belli bir aşamadan sonra mümkün olduğu, bu durumun mevzuattan kaynaklanan bir uygulama olduğu anlaşılmış, ancak bu düzenlemenin adil yargılama hakkını zedeler nitelikte olduğu düşünülmüşse de, ana dosyada yargılanan bir kısım örgüt mensubunun ve sanığın olayın sıcağı sıcağına alınan ifadelerinde ayrıntılı bir şekilde örgütsel eylemleri anlattıkları ve bu ifadelerin birbirini doğrular nitelikte olduğu, bunun yanında;
Sanık … ve başka dosya sanığı …’ tarafından DHKPC adlı örgütün üst sorumlusu …’in talimatı ile örgüt üyesi Sibel …’ın yerini güvenlik güçlerine ihbar ettiği düşüncesiyle maktul … …’in öldürülmesine karar verildiği, bu kapsamda sanığın 14’lü tabanca, …’ın ise 7.65 mm çaplı tabanca ile maktulun bulunduğu bakkal dükkanına giderek eylemi gerçekleştirdikleri, eylem sonrası örgüt üst sorumlusu …’i arayarak “doğramalar tamam” şifresini kullanarak olayı haber verdiklerinin mahkemece kabul edildiği anlaşılmakla,
…’ın yapılan operasyon sonucu yakalandıktan sonra eylemi “…” isimli örgüt mensubu ile gerçekleştirdiğini ikrar ederek sanığın kalmakta olduğu adresi belirtmesi üzerine kolluk nezaretinde götürüldüğü adreste sanık …’ın da yakalandığı, kolluk aşamasında eylemi ikrar eden sanığın beyanlarından aşamalarda döndüğü görülmüşse de 08.08.2003 tarihli dilekçesi ile özgür iradesiyle hakim önünde beyanda bulunmak istediği, 24.09.2003 tarihinde alınan beyanında kolluk beyanlarının doğru olduğunu belirterek eylemlerini ikrar ettiği, ayrıca eylemde iki farklı tabancanın kullanıldığının kolluk tarafından hazırlanan 16.06.1995 tarihli inceleme tutanağı ve 22.09.1995 tarihli ekspertiz raporuyla tespit edildiği gözetilerek, somut delillerin birbirini teyit eden anlatımları doğrular nitelikte bulunması karşısında sanıklara atılı suçun sübut bulduğu gözetilerek,
Sanıkların Anayasal düzeni zorla değiştirmeye kalkışma suçunun sübutu kabul, olay niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, cezaları azaltıcı sebeplerin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanun’un 8 inci maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca dosyanın İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.01.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

TEFHİM ŞERHİ :
11.01.2024 tarihinde verilen iş bu karar, Yargıtay Cumhuriyet Savcısı …’nun huzurunda, duruşmada savunma yapmış bulunan hükümlü … müdafii Av….’ın yokluğunda, 24.01.2024 tarihinde usulen ve açık olarak tefhim olundu.