Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2008/10849 E. 2008/16593 K. 13.10.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/10849
KARAR NO : 2008/16593
KARAR TARİHİ : 13.10.2008

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 4.524 YTL taviz bedelinin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davada; tapu kaydına usulsüz bir şekilde işlenen vakıf şerhi nedeniyle davacıdan haksız olarak tahsil edilen taviz bedelinin istirdadı istenilmiştir.
Mahkemece; 3402 sayılı Kanunun 12/3.maddesindeki 10 yıllık hakdüşürücü süre geçirildikten ve dolayısıyla hakkın özü ortadan kalktıktan sonra idarenin tek taraflı bir işlemle koyduğu vakıf şerhi nedeniyle tahsil edilen taviz bedelinin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Ancak; dava açıldıktan sonra 27.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5737 sayılı Vakıflar Kanununun geçici 5. maddesi hükmü uyarınca, “Vakıf şerhi ile ilgili devam etmekte olan davalarda diğer kanunlarda yer alan zaman aşımı ve hak düşürücü sürelere ilişkin hükümlerin bu kanun açısından uygulanmayacağı” esası getirilmiştir. Bu durumda 3402 sayılı kanunun 12/3. maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü sürenin ve dolayısıyla 02.04.2004 tarih ve 1/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının olaya uygulanması mümkün bulunmamaktadır.
Hal böyle olunca, mahkemece vakfiye örneği ile kök tapu kaydı bütün tedavülleriyle birlikte dosyaya getirtilip, bilirkişi tarafından şerhe konu vakfın sahih olup olmadığı yönünde rapor temin edilip, gayri sahih vakıf olduğunun tespiti halinde tavize tabi olmadığı değerlendirilerek davanın şimdiki gibi kabulüne, aksi takdirde ise reddine karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 13.10.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.