Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2008/11716 E. 2008/16542 K. 13.10.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/11716
KARAR NO : 2008/16542
KARAR TARİHİ : 13.10.2008

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
DAVACILAR :

Dava dilekçesinde her bir davacı için 5.000 YTL manevi tazminatın masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacılar vekili dilekçesi ile; Zaman Gazetesinin 16 Eylül 2004 Perşembe günkü nüshasının 5.sayfasında yayınlanan “Boğaz radarları inşaatında 10 trilyon liralık yolsuzluk” başlıklı yazısında; Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulu’nun, …ile Bayındırlık ve İskan Bakanlığı hakkında yaptığı soruşturma sonucunda hazırladığı rapordan ve yapılan yolsuzluktan bahsedildikten sonra; müvekkillerinin isimleride belirtilerek, bu isimlerin de raporda yer aldığının ifade edildiğini; oysa, soruşturmaya konu ihale; …tarafından yapılmadığı gibi müvekkillerinin isimlerinin de raporda yer almadığını; asılsız iddialar içeren bu yazı nedeniyle müvekkillerinin onurlarının zedelendiğini ve kişilik haklarına saldırı yapıldığını iddia ederek; her bir davacı için 5000 YTL manevi tazminata hükmedilerek davalılardan müteselsilen ve müştereken tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davalılardan …’nın genel yayın müdürü, …’ın ise sorumlu müdür olduğu 5187 sayılı Basın Kanunu uyarınca açılan tazminat davalarında sorumlulukları bulunmadığından, bu kişiler yönünden davanın husumetten reddi gerektiğini; diğer davalılar yönünden ise, haberde denetleme raporundaki ifadelere yer verildiğini, gazeteciliğin gerektirdiği bir takım yorumlardan başka hiçbir ekleme yapılmadığı savunularak davanın reddi istenilmiştir.
Mahkemece; davalılar … ve … hakkındaki davanın, 5187 sayılı Basın Kanunu 13.maddesi uyarınca sorumlulukları bulunmadığı nedeniyle husumetten reddine; diğer davalılar yönünden ise, manevi tazminat davasının şartları oluşmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.

Dava, kişilik haklarına saldırı nedenine dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacılar, 16 Eylül 2004 tarihli yayınlanan yazıdaki gerçek dışı iddiaların; onurlarını kırdığını ve kişilik haklarına saldırı teşkil ettiğini iddia etmektedirler. Sözü edilen yazıda, “Boğaz radarları inşaatında 10 trilyon liralık yolsuzluk” başlığı atıldıktan sonra, Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulu’nun bu husustaki raporundan bahsedilmiş ve yazının sonunda da … vs.nin isimlerinin de raporda yer aldığı belirtilmiştir. Oysa, habere konu rapor incelendiğinde Denizcilik Müsteşarlığı personelinden hiç bahsedilmediği gibi belirtilen isimlerin de raporda yer almadığı anlaşılmaktadır. Davacıların belirtilen dönemlerde Denizcilik Müsteşarlığında müsteşar ve müsteşar yardımcısı olarak görev yapmış olmaları, isimlerinin yolsuzluk iddialarına karıştırılmasına gerekçe olamaz. Basın özgürlüğü adı altında kişileri zan altında bırakacak ve kendilerini savunma pozisyonu doğuracak haber ve yorumlarda bulunulamaz. Haberin konusunu teşkil eden yolsuzluk iddiasıyla davacıların ilintili gösterilmesi, davacıların kişilik haklarına hukuka aykırı bir biçimde zarar vermiştir. Bu nedenle, mahkemece; manevi tazminat takdiri gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde davanın reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 13.10.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.