YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/12296
KARAR NO : 2008/16553
KARAR TARİHİ : 13.10.2008
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
VEK…….
Dava dilekçesinde toplam 1.540,92-YTL.alacağın masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın süre yönünden reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesi ile; davalının müvekkili bankanın … Şubesindeki hesabına … tarafından 5.7.2004 tarihinde mükerrer para gönderildiğini, bu tutarın 5.2.2007 tarihinde davalıdan tahsil edildiğini; mükerrer aktarma yapılan hesap sahibi-davalının müvekkili banka aleyhine sebepsiz zenginleştiğini, bu çerçevede banka alacağının davalının hesaplarında mükerrer kaydın oluştuğu tarihten tahsil tarihine kadar geçen süre için 3095 sayılı Kanunun 2/2.maddesi gereğince T.C…. Bankasının kısa vadeli kredilere uyguladığı faiz oranı üzerinden hesaplanacak faiz ve bu faiz toplamına ilişkin … ile birlikte hesap sahibinden tahsili gerektiğini idida ederek; banka aleyhine sebepsiz zenginleşen davalıdan fazlaya ilişkin hak saklı tutularak 1.467,54-YTL.faiz ve faize ilişkin 73,38-YTL…. olmak üzere toplam 1.540,92-YTL.’nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, “Dava, sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan alacağın tahsiline ilişkindir. BK.nun 66.maddesine göre bu tür davaların 1 yıl içinde açılması gerekmektedir. Bir yıllık sürenin başlangıcı, davacının haksız kazanmayı öğrendiği tarihtir. Yani davacı on yıllık sürede haksız kazanmayı öğrendiği günden itibaren 1 yıl içinde davalı hakkında geri alma davasını açacaktır. İlgili kanun maddesinde düzenlenmiş olan süre hak düşürücü olup, mahkemece re’sen gözetilmelidir, gerekçesiyle” açılan davanın süre yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
BK.’nun 66.maddesi “Haksız surette mal iktisabından dolayı ikame olunacak dava, mutazarrır olan tarafın verdiğini istirdada hakkı olduğuna ittilaı tarihinden itibaren bir sene müruriyle ve her halde bu hakkın doğduğu tarihten itibaren on senenin müruriyle sâkıt olur” hükmüne amirdir.
Mahkemece, ilgili kanun maddesinde öngörülen sürenin hak düşürücü süre olduğundan bahisle, davanın süre yönünden reddine karar verilmiştir. Oysa, sözü edilen maddenin başlığı “Müruruzaman” olup, maddede öngörülen 1 ve 10 yıllık süreler zamanaşımı süreleridir. Hak düşürücü süre ile hak arama özgürlüğü belli bir süre ile sınırlandırılır. Bu süreler doğrudan doğruya kamu düzenini ilgilendirmeleri nedeniyle davanın hangi aşamasında olursa olsun dava engellerinden olması nedeniyle mahkemelerce kendiliğinden ilk önce incelenmesi gerekir. Ancak, zamanaşımı bir def’idir. Def’i, davalının borçlu olduğu bir edimi, özel bir nedenle yerine getirmekten kaçınmasına imkan veren bir haktır. Davalının (borçlunun) def’iyi açıkça ileri sürmesi gerekir. Aksi halde hakim bu hususu res’en dikkate alamaz.
Mahkemece, BK.nun 66.maddesinde öngörülen sürelerin zamanaşımı süreleri olduğu ve davalı tarafın bu yönde ileri sürdüğü bir zamanaşımı def’i de bulunmadığı gözetilip, işin esasının incelenmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu, yazılı şekilde davanın süre yönünden reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 13.10.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.