YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/13268
KARAR NO : 2008/16015
KARAR TARİHİ : 06.10.2008
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 6000 YTL ecrimisilin, ıslah ile de 12.964.00 YTL ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davada; üzerinde dört daire ve iki dükkan bulunan taşınmazda davacının 100/600 hisse sahibi olduğu, ancak davacının kullanabileceği herhangi bir bağımsız bölümün bulunmadığı, bütün bağımsız bölümlerin davalılar tarafından kullanıldığı ileri sürülerek, dava tarihinden geriye doğru beş yıl süre için hesaplanan toplam 6.000 YTL ecrimisilin, ıslah ile de 12.964 YTL ecrimisilin tahsili istenilmiştir.
Davalılar ise; herbirinin satın aldığı bağımsız bölümü kullandıkları davacının ise akrabası olan müteahhitten kaçak olarak inşasına başlanılan 5.kattaki daire için hisse aldığı, ancak bu katın yapımı sırasında belediyece işlem yapılıp kaçak katın yıkıldığı bu durumu bilen davacının kendilerinden değil müteahhitten talepte bulunabileceğini savunarak davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüyle 8.832 YTL ecrimisilin hisseleri arasında davalılardan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı ve davalılardan … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı tarafın bütün, hükmü temyiz eden davalının ise sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Ancak, tapuda arsa vasfında olan taşınmaz üzerinde 4 daire ile iki dükkan bulunduğu, projeye aykırı inşaat yapılması nedeniyle … tarafından yıkım kararı verildiği, bu nedenle taşınmazda kat irtifakı ya da kat mülkiyetinin kurulamadığı anlaşılmaktadır.
Yine dosyada mevcut belgelerden davalılardan arsa sahibi olan kişinin müteahhitle yaptığı kat karşılığı inşaat sözleşmesi nedeniyle kendisine düşen daire ve dükkanları kullandığı, diğer davalıların ise gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile satın aldıkları bağımsız bölümleri kullandıkları anlaşılmaktadır. Davacının ise, kat karşılığı inşaat sözleşmesinde belirtilen bağımsız bölümlerden hangisini satın aldığına dair herhangi bir açıklama yapılmadığı gibi buna ilişkin bir delil de sunulmamıştır. Bu durumda davacının zeminde 100/600 hisse sahibi olduğu gözetilerek, zeminin getirebileceği ecrimisilin hesaplanarak buradan davacının hissesine düşen miktarın hüküm altına alınması gerekirken, daire ve dükkanların getirebileceği ecrimisilin dikkate alınarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmayıp, verilen kararın hükmü temyiz eden davalı yönünden bozulması gerekmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 06.10.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.