Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2008/13908 E. 2008/16024 K. 06.10.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/13908
KARAR NO : 2008/16024
KARAR TARİHİ : 06.10.2008

MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davada; tarafların davadan 20 gün önce evlendikleri, davacı kadının evlilik nedeniyle çalıştığı işten ayrılmak zorunda kaldığı, ancak davalı kocanın evi terk ettiği gibi davacının giderlerini karşılamadığı ileri sürülerek aylık 400 YTL tedbir nafakasına hükmedilmesi istenilmiştir.
Mahkemece; davalının huzurevinde kaldığı sırada orada çalışan davacı ile tanışıp evlendiği, bu evlilik nedeniyle huzurevi idaresi tarafından davacının işten çıkarıldığı, emekli olan ve huzurevinde kalan davalının tesbit edilen bu ekonomik ve sosyal durumu karşısında nafaka ile yükümlü tutulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Türk Medeni Kanununun evliliğin genel hükümlerini düzenleyen 185/3. maddesi uyarınca eşler birlikte yaşamak, birbirlerine sadık kalmak ve yardımcı olmak zorundadırlar. Yine 186/3.maddesi gereğince da; eşler birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve malvarlıkları ile katılırlar.
Aynı Kanununun 197/3.maddesinde de ; eşlerden biri, haklı bir sebep olmaksızın diğerinin birlikte yaşamaktan kaçınması veya ortak hayatın başka bir sebeple olanaksız hale gelmesi halinde kanunda belirtilen diğer tedbirler yanında kendisi lehine tedbir nafakasına hükmedilmesini isteyebileceği düzenlenmiştir.
Somut olayda; davalı koca haklı nedenlerle evden ayrılıp tekrar huzurevine yerleştiğini savunmuş ise de; savunmasını ispat için göstermiş olduğu tanıklarını verilen sürelere rağmen dinletmemiş ve haklı nedenlerle birlikte yaşamdan kaçındığını ispat edememiştir.
O halde, davalı kocanın haklı bir sebep olmaksızın birlikte yaşamdan kaçındığı, davacı kadının ise mahkemenin de kabulünde olduğu üzere evliliği nedeniyle işten çıkarıldığı, herhangi bir işi ve gelirinin bulunmadığı, ayrıca davalı (kocanın) gelirinin düşük olmasının onun nafaka yükümlülüğünü tamamen ortadan kaldırmayacağı gözetilerek, davacı lehine az da olsa bir miktar nafakaya hükmedilmesi gerekirken davanın tümden reddi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 06.10.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.