Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2008/15592 E. 2008/16069 K. 06.10.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/15592
KARAR NO : 2008/16069
KARAR TARİHİ : 06.10.2008

MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen tedbir nafakası davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesinde; sadakatsiz davranışlar sergileyen davalı kocanın müşterek konutu terkettiğini, davacı aleyhine açmış olduğu boşanma davasının da reddedildiğini belirterek davacı eş için aylık 500 YTL ve küçük çocuk için aylık 300 YTL tedbir nafakasına karar verilmesi istenilmiştir.
Davalı, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir,
Mahkemece, küçük çocuk için istenilen tedbir nafakasının kısmen kabulüne, davacı eş için istenilen tedbir nafakasının ise asgari ücret karşılığı çalışması nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, TMK. nun 197. maddesi uyarınca, eşlerden biri, ortak hayat sebebiyle kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddi biçimde tehlikeye düştüğü sürece ayrı yaşama hakkına sahiptir.
Birlikte yaşamaya ara verilmesi haklı bir sebebe dayanıyorsa hâkim, eşlerden birinin istemi üzerine birinin diğerine yapacağı parasal katkıya, konut ve ev eşyasından yararlanmaya ve eşlerin mallarının yönetimine ilişkin önlemleri alır.
Eşlerden biri, haklı bir sebep olmaksızın diğerinin birlikte yaşamaktan kaçınması veya ortak hayatın başka bir sebeple olanaksız hale gelmesi üzerine de yukarıdaki istemlerde bulunabilir.
Somut olayda; davalının sadakatsiz davranışlarının ortaya çıkması üzerine müşterek konutu terk ettiği ve açmış olduğu boşanma davasının reddedildiği sabit olup davacının ayrı yaşamada haklılığı kanıtlanmıştır.

O halde, istemin tedbir nafakası olması ve eşlerin birlikte yaşarken sürdürdükleri hayat seviyesinin ayrı yaşama halinde de korunması gerektiği düşünüldüğünde, davacı eşin sürekli bir işte çalışarak sabit bir gelir elde etmesi davalı kocayı nafaka yükümlülüğünden kurtarmaz. Ancak hükmedilecek nafakanın miktarını tayinde bu husus dikkate alınmak zorundadır.
Mahkemece, yukarıda belirtilen ilke ve esaslar gözetilerek davacı eş yararına uygun bir miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekirken, istemin tümüyle reddi doğru görülmemiştir
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 06.10.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.