Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2009/17521 E. 2010/1902 K. 11.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/17521
KARAR NO : 2010/1902
KARAR TARİHİ : 11.02.2010

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde vasiyetnamenin iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacılar vekili; muris …’ın 2003 tarihinde … Noterliğinde düzenlenen vasiyetname ile … 35 parselde kayıtlı taşınmazı davalıya vasiyet ettiği, ancak vasiyetname tanzim tarihinde 83 yaşında ve hasta olan murisin ertesi gün vefat ettiğini, akli melekelerinin tam yerinde olmadığını, ileri sürerek vasiyetnamenin hukuki ehtiyetsizlik nedeniyle iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddini dilemiş, Mahkemece, tanık beyanları ve vasiyetname tanzimi sırasında Sağlık Ocağından murisin akli dengesinin yerinde olduğuna dair rapor alındığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; hukuki ehliyetsizlik sebebine dayalı vasiyetnamenin iptali istemine ilişkindir. Vasiyetçi 1336 doğumlu olup, vasiyetnamenin düzenlendiği 10.1.2003 tarihinde 83 yaşındadır.
Hukuki ehliyet durumunun doktor raporu ile kanıtlanması esas olup, tanık beyanları bu durumun saptanmasında nazara alınabilecek birer veridir. Bu nedenle mahkemece davacı taraftan murisin vasiyetname tarihindeki sağlık durumunu gösterir hastane kayıtları, reçete, rapor, sağlık karnesi v.s gibi deliller re’sen sorulup istenmeli, vasiyetname tanzimine esas alınan sağlık ocağı raporu da celp edildikten sonra vasiyetname tanıklarından da bu konuda ayrıntılı bilgileride sorulduktan sonra dosyadaki tüm deliller değerlendirilerek vasiyetname tanzim tarihinde murisin hukuki ehliyete sahip olup olmadığı hususunda Adli Tıp Kurumundan rapor alınarak sonucu uyarınca bir karar verilmelidir.
Belirtilen bu hususlar üzerinde durulmaksızın eksik inceleme ile hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 11.2.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.