YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/18707
KARAR NO : 2010/1433
KARAR TARİHİ : 04.02.2010
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar mahfuz tutularak 10.000 TL ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davada, murisleri tarafından sağlığında davalılardan …’e, … Hacıveliler Köyü 282-293-338-364-390-591-825-859 ve 861 nolu taşınmazların muvazaalı olarak mal kaçırmak amacıyla devredildiği, açılan davada tapuların iptaline karar verildiği bu nedenle 22.02.2004-06.05.2005 arası için ecrimisil bedeli toplamı 10 000,00 TL nin tahsiline karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
Davalılar tarafından davanın reddi savunulmuştur.
Mahkemece, dava tarihinde taşınmazın maliki olmayan davacının ecrimisil isteyemeyeceği gerekçesi ile davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm, süresinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Kural olarak, miras bırakanın ölümü ile mirasçılar mirası bir bütün olarak kanun gereğince kazanırlar (TMK. m. 599). Mülkiyetin devrine ilişkin yapılan işlemler ise bildirici işlem niteliğinde olup, mirasçıların mülkiyet hakkı ölüm anında kendiliğinden oluşmaktadır.
Somut olayda, murisin mirasçılardan mal kaçırmak kaydı ile dava konusu taşınmazları (muvazaalı olarak) davalıya devir ettiğine dair kesinleşmiş mahkeme kararı mevcuttur.
Murisin, mirasçılardan mal kaçırmak maksadıyla yaptığı muvazaaya dayanan devir ve temlikler geçersiz olduğundan, davaya konu taşınmazları o şekilde iktisap eden davalının bu taşınmazları işgali iyi niyetli sayılamaz ve dolayısıyla kendisinden mal kaçırılan mirasçı davacı, murisin (ölüm) tarihinden (zamanaşımı def’i durumunda sürenin 5 yıl olduğu dikkate alınarak) başlayarak dava tarihine kadar geçen süre için ecrimisil isteyebilir.
O halde mahkemece, talep edilen dönem için davalıların haksız işgali nedeniyle bilirkişi tarafından saptanacak ecrimisile hükmedilmesi gerekirken davacının dava tarihinde malik olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 04.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.