Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2009/20240 E. 2010/1778 K. 09.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/20240
KARAR NO : 2010/1778
KARAR TARİHİ : 09.02.2010

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 4.000,00 TL itirazın iptali %40 icra inkar tazminatının faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili; dilekçesinde davalıya banka havalesiyle borç olarak gönderilen 4.000 TL’nin tahsili amacıyla yapılan takibe itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı, yetki itirazında bulunmak, davacıdan ödünç para almadığını, davacıya borçlu bulunmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuş.
Mahkemece; banka havalesinde gönderilen paranın borç olarak gönderildiği açıkca yazılı olduğu davalının herhangi bir itiraz yapmadan gönderilen havaleyi kabul etmesi nedeniyle davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Borçlar Kanunu’nun 457 ve ardından gelen maddelerinde düzenlenmiş olan havale, hukuksal nitelikçe bir ödeme vasıtasıdır. Havalenin mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yolunda yasal karine mevcuttur. Bu yasal karinenin aksini, havalenin borcun ödenmesinden başka bir amaçla yapıldığını ileri süren havaleci (muhil) bu iddiasını kanıtlamakla yükümlüdür (HGK.09.06.2004 tarih 2004/4-362 E.-2004/347 K.).
Davacı tarafından davalıya gönderilen 03.03.2008 tarihli havale içeriğinde (10.03.2008 tarihinde ödenmek üzere borç) kaydı bulunmaktadır. Davalı icra takip dosyası içerisinde itirazına ekli ihtara cevabında; davacı tarafından gönderilen 4.000 TL’nin davacıdan alacağı olan ilaç fazlalığının nakde çevrilmiş şekli olduğunu belirterek, havale dekontu üzerindeki borç olarak gönderildiği kaydını kabul etmemiştir. Her ne kadar, davalıya gönderilen havale üzerindeki açıklamada (10.03.2008 tarihinde ödenmek üzere borç) olarak gönderildiği belirtilmiş ise de; banka şubesinden paranın alındığı sırada davalının dekont üzerindeki şerhden bilgisi olup olmadığı, parayı çekerken bu şerhe ilişkin ihtirazi kaydının bulunup bulunmadığı anlaşılamamaktadır. Kaldı ki dekontta borç ibaresi bulunmasına rağmen bunun hangi borca ilişkin olduğuna dair bir açıklama da yer almamaktadır.

Hal böyle olunca davacı, davalıya havale ile gönderdiği paranın bir borcun ödenmesinden başka bir amaca yönelik olduğunu, başka bir deyişle borç olarak gönderdiğini HUMK’nun 288.maddesi gereği alacağın miktarı itibariyle yasal delillerle ispat etmekle yükümlüdür.
Mahkemece yapılacak iş, davacının bu konuda yasal delilleri varsa davalının da karşı delilleri sorularak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 09.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.