YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/21623
KARAR NO : 2010/2234
KARAR TARİHİ : 16.02.2010
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde suya vaki müdahalenin önlenmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili ve dahili davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacı köy tüzel kişiliğine ait olan … oluğu isimli su kaynağına davalı köy tüzel kişiliği tarafından müdahale edilerek suyun davalı köye götürülmek istenildiğini belirterek su kaynağına ve kaynağın bulunduğu araziye müdahalenin önlenmesi talep edilmiştir.
Davalı köy tüzel kişiliği vekili cevabında, dava konusu su kaynağının kendi köy sınırları içerisinde bulunduğunu beyan etmiştir.
Mahkemece; davanın kabulü ile dava konusu … oluğu su kaynağının davacı köyün idari sınırları içinde kalması nedeniyle davalı köyün müdahalesinin önlenmesine karar verilmiş hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.
Mahallinde yapılan keşifte dinlenen taraf tanıklarının beyanlarına göre Akkoca dağlarının üst kısmından çıkan dava konusu … oluğu su kaynağından … sudan yaylaya giden davacı ve davalı köy halkının yararlandıkları, suyun davacı köye doğru aktığı ve davacı köy tarafından borularla içme suyu olarak evlerine götürdüklerini beyan etmişler.
… bilirkişi raporunda ise, dava konusu kaynağın davacı köy sınırları içinde kaldığı açıklanmıştır.
Dava konusu suyun devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerden kaynaması nedeniyle genel su niteliğinde kabul edilmesi gerekir. Genel sulardan ise … ve öncelik hakkı ihlal edilmemek kaydı ile faydalı ihtiyacına göre herkes yararlanır.
Bu durumda mahkemece dava konusu suyun bulunduğu yerde suların en az olduğu dönemde yeniden keşif yapılarak suyun debisinin jeoloji mühendisi tarafından ölçülmesi gerekir. Tarafların bu suya olan ihtiyaçları … ve öncelik hakları da gözetilerek araştırılmalı, ayrıca yararlandıkları başka sular varsa bunlarda göz önünde bulundurularak alınacak ayrıntılı rapor sonucuna göre (gerekirse rejim kurulmak suretiyle) hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 16.02. 2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu doküman 5070 Sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.