Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2010/10114 E. 2010/11312 K. 24.06.2010 T.

Yayınlanma Tarihi: 21.01.2024 16:37


YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10114
KARAR NO : 2010/11312
KARAR TARİHİ : 24.06.2010

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 8000,00 TL ıslah ile 10.800,00 TL ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın davalı ... yönünden reddi, davalı ... yönünden kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin orta muristen kalan taşınmazlardaki iştirak halindeki mülkiyetin müşterek mülkiyete çevirilmesi için açtığı davanın kabul edildiğini, şu an taşınmazlarda 1/4 pay sahibi olduğunu, taşınmazlardan 2 dairenin (15 ve 17 nolu) davalı ... tarafından kullanıldığını, birinde kendisinin oturup diğerini kiraya verdiğini, taşınmazlardan 9 nolu dairede ise davalı yeğeni Birol'un (mirasçı annesinin payı olduğunu ileri sürerek) oturduğunu, 2005 yılından beri müvekkilinin hissesine düşen kullanım payını istediği halde verilmediğini beyanla, 2005 yılının Eylül ayından bugüne kadar tahakkuk eden ecrimisil tutarından fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere her bir davalıdan 3500,00'er TL ecrimisil ve 500,00'er TL işlemiş faizin tahsilini talep ve dava etmiş, ıslah ile talebini davalı ... yönünden 3150,00 TL ve davalı ... yönünden 7650,00 TL olarak belirlemiştir.
Mahkemece, davalı ... ve ...'in oturdukları daireler yönünden intifadan men koşulunun gerçekleşmediği gerekçesiyle bunlara yönelik talebin reddine, davalı ...'in kiraya verdiği daire yönünden ise, davalı beyanı gibi 2007 yılının temmuz ayından itibaren kiraya verilidiğinin kabulü ile davacı payına düşen ve hesaplanan 1350,00 TL ecrimisilin tahakkuk tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Kural olarak, müşterek ya da iştirak halinde mülkiyet durumunda, taşınmazı kullanan malikten ecrimisil talep edilebilmesi için, diğer maliklerin taşınmazdan yararlanma isteklerini karşı tarafa iletmiş olmaları gerekmektedir. Yararlanma isteğinin iletilmesi belli bir şekil şartına bağlı değildir. Yemin dahil her türlü delil ile ispat edilebilir.
Davacının ortak şeyden yararlanma isteğini bildirmesi, ihtar çekmek yoluyla olabileceği gibi, ortak taşınmaz için açılan izale-i şuyu davası, elatmanın önlenmesi davası gibi davalar, davalının taşınmazın tamamında hak iddia etmesi, davalı aleyhine daha önce açılan ecrimisil davaları gibi olgular da intifadan men koşulunu oluşturur. Bu koşul dava şartı olduğundan gerçekleşip gerçekleşmediğinin mahkemece re'sen araştırılarak saptanması gerekir.
Davalılardan Birol, duruşmadaki imzalı beyanında, murisin 4 mirasçısı olduğunu, kendisinin de 4 mirasçıdan biri olan annesi Mefaret'in hissesine düşen dairede oturduğunu belirtmiş, davacı ... ve vekili ise, davaya cevap dilekçesinde ve keşifteki imzalı beyanında, davacının murislerinden alması gereken tüm hakkını aldığını, aralarında taksim yapıldığını, 15 ve 17 nolu dairelerin kendisine düştüğünü, iyi niyetli malik sıfatıyla her biri dairede iyileştirmeler yapıldığını bildirmiştir.
Yargılama sırasında dinlenen davacı tanıkları da, davacının, dairelerdeki hissesinden pay alamadığını söylediğini, bu ... için dava açacağını belirttiğini, 4 yıldır bu sözleri duyduklarını beyan etmişlerdir.
Bu durumda, davalılar dava konusu dairelerde mülkiyet iddiasında bulunduklarına ve intifadan men koşulunun gerçekleştiğinin tanık beyanları ile de açığa kavuştuğunun anlaşılmasına göre yukarıda belirtilenler ışığında inceleme yapılarak sonucuna göre karar vermek gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 24.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.