Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2010/10315 E. 2010/11026 K. 21.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10315
KARAR NO : 2010/11026
KARAR TARİHİ : 21.06.2010

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 1.500 TL ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece yetkisizlik kararı verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Dava dilekçesinde; yanların paydaşı oldukları ve fındık bahçesi niteliğindeki taşınmazların davalılarca tasarruf edildiği, payı karşılığı davacıya herhangi bir bedel ödenmediği ileri sürülerek, fazlaya ilişkin hakların saklı tutularak 1.500 TL ecrimisilin tahsiline karar verilmesi istenilmiştir.
Mahkemece; ecrimisil istenilen taşınmazların Ordu İli, Kumru İlçesi sınırları içerisinde olduğu HUMK’nun 13.maddesi uyarınca yetkili mahkemenin Kumru Mahkemeleri olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
HUMK’nun 13.maddesi uyarınca taşınmazın aynına ilişkin davaların taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde görülmesi esastır.
Ecrimisil ise; haksız işgal tazminatı olup, 08.03.1950 gün ve 22/4 … Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında haksız eylem olarak nitelendirilmiştir. Bu nedenle; ecrimisil davaları taşınmazın aynına ilişkin davalardan olmayıp, HUMK’nun 13.maddesindeki kesin yetki kuralının bu davalarda uygulama imkanı bulunmamaktadır. Genel yetki kuralları uyarınca davalının ikametgahının bulunduğu yer mahkemesinde dava açılabileceği gibi, HUMK.nun 21.maddesine göre haksız işgalin vuku bulduğu yer mahkemesinde de dava açılabilir.
Yine HUMK’nun 9/2.maddesine göre; davalı birden fazla ise dava bunlardan birisinin ikametgah mahkemesinde açılabilir. HGK’nun 25.12.2002 tarih ve 2002/11-1105 E.ve 1102 K. … kararında da bir dava için birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacının bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda seçimlik hakka sahip olduğu belirtilmiştir.
Somut olayda; seçimlik hakka sahip olan davacı davalılardan …’in ikametgahının bulunduğu yer mahkemesinde dava açmış olup, HUMK’nun 21.maddesindeki yetki kuralı da genel yetki kuralını ortadan kaldıracak şekilde kamu düzenine ilişkin kesin bir yetki kuralı olmadığından, yetki itirazının reddiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi yanlış olup, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 21.06. 2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.