Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2010/10500 E. 2010/11380 K. 24.06.2010 T.
Yayınlanma Tarihi: 24.01.2024 07:49
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10500
KARAR NO : 2010/11380
KARAR TARİHİ : 24.06.2010
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Esas dava dilekçesinde itirazın iptali, icra inkar tazminatının faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Birleşen davada 5 aylık kira parası 2.000 TL 'nin faizi ile tahsili istenilmiştir. Mahkemece esas ve birleşen davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Esas davada, kiracının davalıya ait mecuru tahliyesi nedeniyle ödediği depozito ve yakıt parasının geri tahsili için yaptığı icra takibine vaki itirazın iptali istenilmiş, birleşen davada ise, kiralayan tarafından erken tahliye nedeniyle 2.000 TL kira alacağının tahsili istenilmiş; mahkemece, erken tahliye hususu (5 ay için) kabul edilmiş, depozito verildiği ispat edilemediğinden reddedilerek her iki dava yönünden taleplerin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, tarafların sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Ancak, mecurun yeniden aynı şartlarda 5 ay içinde kiraya verilebileceği yönündeki rapor, dayanaktan yoksun, denetime elverişsiz ve soyut bir belirleme olup hükme esas alınacak nitelikte bulunmamıştır.
Kural olarak, kiracının mecuru erken tahliye ettiği sabit olduğuna göre, mecurun aynı şartlarda yeniden kiraya verilebileceği belirlenen süre için , kira parası yanında bu süreyle sınırlı olarak yakıt (ortak gider) parasından da sorumludur. Henüz kaloriferler çalıştırılmadan mecurun (erken) tahliye edilmiş olması ortak giderlerden sorumlu olmamayı gerektirmez.
Ayrıca, uyuşmazlığa konu yakıt ve depozito alacağı yargılamayı gerektirmekle likit olarak kabul edilemez. Bu nedenle icra inkar tazminatının da reddine karar verilmesi gerekirken kabul edilen yakıt alacağı yönünden tazminata hükmedilmesi de doğru görülmemiştir.
Mahkemece, üç kişilik (mahalli bilirkişi + emlakçı + hukukçu) heyetle mahallinde keşif yapılıp, mecurun aynı şartlarda yeniden kiraya verilebileceği süre denetime açık şekilde tespit edilmeli ve bu süreye isabet eden yakıt parası hesaplattırılarak rapor alınmalı fazla ödeme yapıldığının tespiti halinde bu miktar için itirazın iptaline karar verilmeli, aksi takdirde esas dava tümüyle reddedilmelidir. Birleşen davada ise belirlenen ek süre için ve gerçekleşen kira alacağına hükmedilmelidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 24.6.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.