Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2010/10595 E. 2010/11379 K. 24.06.2010 T.

Yayınlanma Tarihi: 24.01.2024 08:30


YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10595
KARAR NO : 2010/11379
KARAR TARİHİ : 24.06.2010

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ


Dava dilekçesinde icra takibi nedeniyle borçlu bulunulmadığı hususunun tespiti istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davada, davacıya ait konutun garajında kaçak su kullanıldığı, gerekçesiyle davacı hakkında alacak istemiyle icra takibi yapıldığı ileri sürülerek borçlu bulunulmadığı hususunun tespiti istenilmiştir.
Davacı tüketici ile davalı İSKİ arasında 7055905-9 numaralı sözleşme bulunduğu belirtilmiştir.
4822 ... yasa ile değişik 4077 ... Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1.maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2.maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir.
Bir hukuki işlemin 4077 ... yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta davacı ile davalı arasında 4077 ... yasanın değişik 11/A maddesi kapsamında sözleşme ilişkisi bulunduğu anlaşılmaktadır.
4077 ... yasının 23.maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağı öngörülmüştür.
Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak sözkonusu olmaz.
4077 ... Kanunun 2. ve 3.maddeleri gereği somut olaya 4077 ... Kanunun uygulanması gerekmektedir. Aynı yasanın 23.maddesi gereğince uyuşmazlığın çözümünde Tüketici Mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde işin esasına girilip hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve şimdilik diğer yönlerin incelenmesine mahal olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 24.6.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.