YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10707
KARAR NO : 2010/11807
KARAR TARİHİ : 01.07.2010
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 2.615,86 liralık takibe itirazın iptali, %40 tazminatın masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı, davalının satın aldığı faturaya dayalı sebze ve meyvelerin bedeli 2.591,86 TL’yi ödemediğini iddia ederek, tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali, takibin devamı ile %40 icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, mal alınmadığı için borcu bulunmadığını beyanla davanın reddini savunmuş, mahkemece re’sen teklif edilen davacının tamamlayıcı yemini ile davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Kanun aksini emretmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispat ile yükümlüdür.
Davalı, akti ilişkiyi ve dava konusu malların teslimini inkar ettiğine göre, bu hususların ispat yükümlülüğü davacıya aittir.
Dava konusu alacak miktarına göre alacağın HUMK’nun 288.maddesinde belirtildiği şekilde senetle ispatı gerekir.
Hakim, takdiri delil ile ispatı caiz olan vakıayı ispat etmiş olan tarafa, kanaatini güçlendirmek için re’sen yemin teklif edebilir. Ancak, bir vakıanın takdiri delil ile ispatı caiz değilse (HUMK 288 ve 290 md.) ve o vakıa kesin delillerle ispat edilmemişse, mahkemenin ispat yükü kendisine düşen tarafa tamamlayıcı yemin teklif etmesine kanunen imkan yoktur. Bu durumda ise, ispat yükü kendisine düşen taraf, diğerine taraf yemini teklif edebilir.
O halde, davacının dava dilekçesinde “ve sair deliller” demek suretiyle yemin deliline de dayanmış olduğu gözetilerek, davacının davalıya yemin teklifine hakkı bulunduğu hatırlatılmak suretiyle oluşacak sonuca uygun şekilde karar verilmesi gerekirken, davanın yazılı gerekçe ile kabulü doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 1.7.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.