YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10767
KARAR NO : 2010/14844
KARAR TARİHİ : 23.09.2010
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 3.365.38 TL alacağın ödeme tarihlerinden itibaren faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesinde; davalının müvekkili kurumda uzman kadrosunda sözleşmeli olarak görev yaptığını, Bakanlar Kurulu Kararına göre denetim tazminatı ödenmesinin mümkün olmadığı halde ödenmiş olmakla 09.11.2005-14.1.2009 tarihleri arasında yersiz ödenen toplam 3.365.38 liranın, ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevabında; ödemenin hatalı olmadığını yersiz denetim tazminatının geri alınması konusunda başlatılan tasarrufun iptali ve yürütmenin durdurulması için dava kurum aleyhine Ankara 11.İdare Mahkemesinde 2009/972 Esas sayılı dava açıldığını, bu davanın ise dava açma süresi geçtikten sonra açıldığından bahisle davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, son ödeme tarihi 14.1.2009 tarihinden itibaren 2577 sayılı kanunda öngörülen 60 günlük dava açma süresi geçmiş olduğu gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya kapsamından, davalıya yapılan ödemenin daha önce bu yönde alınmış idari bir karara dayanmadığı, ödemenin iadesi işlemine karşı davalının idari yargıda iptal davası açtığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda mahkemece, idare mahkemesinde açılan davanın sonucu beklenerek, davacının geri almaya ilişkin işlemin iptali istemi reddedildiği takdirde, davalıya yapılan ödemenin yasal düzenleme bulunmadığı halde hatadan kaynaklandığı kabul edilmelidir.
BK.nun 62. maddesi gereğince, borç olmayanı rızası ile ödeyen kimse yanlışlığa düştüğünü ispat ettiği takdirde ödediğini geri isteyebilir. Bu madde de belirtilen yanlışlık eda ile ilgili olup, edada bulunanda bağışlama irade ve arzusunun bulunmadığını gösteren bir yanılmadır. Başka bir deyişle davacı idarenin hataya düşmeseydi, davalıya edada bulunmayacağı anlamına gelmektedir.
HGK’nun 5.12.1984 tarih, l982/13-387 E.- 1984/ 997 K. sayılı kararı ile; idarenin herhangi bir şart tasarrufuna dayanmayan, salt hatalı ödemelerin idare tarafından BK.nun sebepsiz zenginleşme kurallarına göre geri istenebileceği açıklanmıştır.
Bu durumda herhangi bir şart tasarrufa dayanmayan salt hatalı ödemenin Borçlar Hukukunun haksız iktisap kuralları çerçevesinde istenip istenemeyeceği tartışılmadan yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 23.09.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.