Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2010/11047 E. 2010/11690 K. 01.07.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11047
KARAR NO : 2010/11690
KARAR TARİHİ : 01.07.2010

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 6.500 lira ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davada, davacı adına kayıtlı taşınmazın haksız işgali nedeniyle mülkiyet hakkına dayalı olarak ecrimisil istenilmiş, davalı tarafça uyuşmazlığa konu taşınmazın davacı tarafından muvazaalı olarak satın alındığı bu yönde davacı hakkında tapu iptali ve tescil davası açıldığı ileri sürülerek davanın reddi talep edilmiş, mahkemece, iddia sabit görülerek istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kural olarak bir davada hüküm verilmesi, başka bir davada incelenmekte ve kesin olarak karara bağlanacak olan bir hukuki durumun mevcut olup olmadığına kısmen veya tamamen bağlı ise, mahkeme o davanın sonuçlanmasını beklemek üzere yargılamayı erteleyebilir.
Davalardan biri hakkında verilecek kararın diğerini etkileyecek nitelikte bulunması halinde iki dava arasında bağlantı var sayılır ve biri diğeri için bekletici mesele yapılır.
Ayrıca muvazaa nedeniyle tapu iptali ve tescil davasının kabulü halinde verilecek karar önceye etkili yenilik doğurucu bir dava niteliğindedir.
Somut olayda da, dava konusu taşınmazın, önceki sahibi olan davalının vekil tayin ettiği üçüncü şahıs tarafından muvazaalı olarak (davacının da elbirliği ile) davacı adına devredildiği böylece davacının kayden malik gözüktüğü ileri sürülerek Pendik 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/184 Esas sayısında dava açıldığı, böylece açılan bu davanın sonucunda verilecek kararın davacı adına olan tapu kaydını baştan itibaren iptal edebileceği ve bu kararın yenilik doğurucu bir hüküm olacağı, dolayısı ile davacının mülkiyet hakkına dayalı olarak açtığı iş bu ecrimisil davasını etkileyeceği gözetilerek tapu iptali ve tescil davasının bekletici mesele yapılıp o davada verilecek hükmün kesinleşmesine kadar yargılamanın ertelenmesine karar verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 1.7.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.