Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2010/11165 E. 2010/12212 K. 06.07.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11165
KARAR NO : 2010/12212
KARAR TARİHİ : 06.07.2010

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 2.600,00 TL borçlu olmadığının tesbiti faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesinde; müvekkilinin, davalı şirketten satın aldığı motosiklet karşılığı olarak 2600 TL bedelli senedi düzenleyerek davalıya verdiğini, aralarındaki anlaşma gereği, borcunu taksitle ödeyip bitirdiği halde senedi davalının iade etmediğini ve hakkında icra takibi başlattığını, bu takip nedeniyle davalıya 2600 TL borçlu olmadığının tesbitini talep ve dava etmiştir.
Davalı, borcun senede dayalı bir borç olduğunu, ödendiğinin senetle ispat edilmesinin gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; davacının, borcu ödediğine dair yazılı bir belge ve delil ibraz edemediğinden davanın reddi cihetine gidilmiş hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Kanun aksini emretmedikçe iki taraftan herbiri iddiasını ispatla yükümlüdür (HUMK.6 md.).
Somut olayda; davacı dava dilekçesinde iddiasıyla ilgili olarak ödemelerini yaptığına ilişkin davalı şirkete ait ödeme planı fotokopisi sunmuştur. Bu ödeme planının aslının davalı şirketten istenerek, ödemelere ilişkin belgedeki kayıtların doğru olup olmadığı, borcun ödenip ödenmediği, ödeme planının neye dayanarak düzenlendiği hususunda davalının isticvabı yapılarak deliller tam olarak toplandıktan sonra, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Diğer yönden; dava dilekçesinde “her türlü yasal delil) denmek suretiyle, yemin deliline dayanmış olan davacıya, davalıya yemin teklif etme hakkı bulunduğu hatırlatılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6.7.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.