Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2010/11213 E. 2010/16084 K. 07.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11213
KARAR NO : 2010/16084
KARAR TARİHİ : 07.10.2010

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 10 yıllık kira sözleşmesinin feshi istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili; 0l.03.2007 tarihli kira sözleşmesi ile müvekkillerine ait 17 Parselde kayıtlı Şok Mağazası olarak işletilen yerde 1 takvim ayına ait satışın %3’ü kira bedeli karşılığında kiracı olarak bulunan davalı şirketin sözleşmenin tanzim edildiği tarihte her ay yüksek satışların olacağı, dolayısıyla normal kira parasından daha yüksek aylık kar payı ödeneceği taahhüdü ile müvekkillerini böyle bir sözleşme yapmaya ikna ettiğini, l0 yıllık kira sözleşmesinin müvekkilleri açısından devamı çekilmez hale geldiğinden dolayı BK.262-264/2 maddelerine göre, 6 aylık kira parasının davalıya tazminat olarak ödenmek suretiyle kira sözleşmesinin feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; süreli sözleşmenin 6570 Sayılı Gayrimenkul Kiraları Hakkında Kanuna göre düzenlendiğini ve aktin feshinin ancak 6570 Sayılı yasanın 7. maddesinde yer alan şartların mevcudiyetinde söz konusu olduğunu, fesih şartlarının hiç birinin mevcut olmadığını, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, yasal fesih şartları oluşmayan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davada, taraflar arasında yapılan kira sözleşmesinin kiralayanlar yanıltılarak düzenlendiği ve kira miktarının düşük olması nedeniyle sözleşmenin çekilmez hal aldığı iddia edilmiş ve BK.nun. 262-264/2 maddelerine dayanılarak feshi istenilmiştir.
Bu haliyle dava HUMK.nun 8. maddesinde anlamını bulan sözleşmenin feshi değil, hata suretiyle yapılan sözleşmenin devamının çekilmez hal alması nedeniyle fesih talebine ilişkin olmakla, iptal davası niteliğindedir.
Bu durumda yıllık kira miktarı nazara alındığında, davaya bakmaya Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunun kabulü gerekir. Mahkemece görev durumu nazara alınmadan, hukuki nitelendirmede yanılgıya düşülerek esas hakkında kararı verilmesi usule ve yasaya aykırıdır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve şimdilik diğer yönlerin incelenmesine mahal olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 07.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.