YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11317
KARAR NO : 2010/15668
KARAR TARİHİ : 04.10.2010
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 2952 TL’nin davalıya borçlu olmadığının tespiti istenilmiştir. Mahkemece davanın idari yargı görev alanına girdiğinden bahisle görev yönünden reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesinde, müvekkilinin Özel … Yaklaşım Özel Eğitim ve Rehabilitasyon merkezi adı altında işlettiği kurumda özürlülere eğitim hizmeti verdiğini; verilen eğitim hizmetleri karşılığınında davalı Milli Eğitim Bakanlığı bütçesine konan ödenekten karşılandığını, bu bağlamda da verilen hizmetin karşılığının Milli Eğitim Bakanlığınca müvekkiline ödendiğini ancak, davalı Milli Eğitim Müdürlüğünün teftişi sonucunda düzenlediği 03.11.2008 tarih ve 31571 sayılı yazısı ile; muhtelif dönemlerde hastanelerce verilen özürlü sağlık kurulu raporlarında “sadece bireysel eğitim verilir” ibaresi yer aldığı halde grup eğitimide verilerek fatura kesildiği ve böylece müvekkiline 2.952 TL fazla hatalı ödeme yapıldığı iddiasıyla 2952 TL’nin iadesi istendiği, ancak, müvekkilinin mevzuata uygun olarak eğitim verdiğini, idarece ödenen paranın hak edilen bedel olduğunu, haksız ve yersiz fazlada para alınmadığı ileri sürülerek davalıya 2952 TL’nin borçlu bulunmadığının tespiti istenilmiştir.
Mahkemece, davanın, davalı idarenin davacının verdiği eğitimi karşılığında davacıya fazla ödendiği ileri sürülerek eğitim ücretinin geri tahsil işlemine ilişkin idari işlem ve eylemden kaynaklandığı, bu nedenlede davanın idari yargıda görülmesi gerektiği gerekçesiyle görev nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İYUK’a göre idare mahkemelerinin görevlerine, idarenin işlem ve eylemlerinden kaynaklanan iptal (işlemin iptali) ve tam yargı (idarenin eyleminden kaynaklanan zarar) davaları girer. Hukuk Mahkemelerinde görülebilecek menfi tespit ve istridat davaları idari yargı alanına girmez.
Somut olayda; davacı, davalı idarece kendisine gönderilen ve hataen fazla ödendiği iddia olunan 2952 TL’nin iadesine ilişkin yazının tebliği üzerine, eldeki menfi tespit davasını açmış olup, işlemin iptalini istememiştir. Bu durumda görevli mahkemeler Adliye Mahkemeleridir. İdari Mahkemeler görevli değildir.
Açıklanan nedenlerle davanın esasına girilerek sonucu dairesinde hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 04.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.