YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11498
KARAR NO : 2010/19538
KARAR TARİHİ : 30.11.2010
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hak saklı tutularak, 20.000 TL ecrimisilin masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine dair verilen hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davacılar vekili tarafından istenilmekle; taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden Davacılar Vek.Av…. duruşmadan sonra geldiğinden usulen dinlendi. Aleyhine temyiz olunan Davalılar Vek.Av…. geldi. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00’e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacılar vekili dilekçesi ile; kat irtifakı tesis edilmiş binada, zemin kat 3 nolu bağımsız bölümün müvekkillerine ait olduğunu; binanın bütün bağımsız bölümleri mesken vasfında olup, davalılar aleyhinde … Sulh Hukuk Mahkemesinin 2003/2931 Esas sayılı dosyasında “Men’i Müdahale ve Eski Hale İade” davası açtıklarını; gelen cevabi yazılardan, davalıların rızasını almadan işyerine dönüştürdüklerinin anlaşıldığını; ortak … olan alt bodrum katını davalıların önce çay bahçesi yaparak kullandığını, sonradan üst kattaki bağımsız bölümleri restoranta çevirerek burayı da deposu olarak kullandığını; müvekkilleri davacılara ise hisseleri karşılığında bir ödemede bulunmadıklarını iddia ederek, davalıların geriye dönük olarak ve fazlaya ilişkin hak saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 20.000,00 TL ecrimisilin müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkillerinin, her iki davacıdan ve dava dışı diğer bağımsız bölüm maliklerinden aldıkları muvafakatnamelerle tadilat projesi yaptırıp, onaylattıklarını ve tapuda tescil ettirdiklerini; iddiaların doğru olmadığını, ayrıca intifadan men koşulunun da gerçekleşmediğini savunarak; davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; “…davacıların ortak kullanım alanını davalıların işgal ettiği ve buna ilişkin ecrimisil talep ettikleri iddiasını; dava tarihine kadar davalılara bildirdiklerine dair dosyaya herhangi bir belge ve delil bulunmadığı, davaya konu taşınmazdaki oluşturulan kat irtifakı koşulları da dikkate alınarak intifadan men … gerçekleşmediğinden, davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Gerekçesiyle” davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Her ne kadar, mahkemece; intifadan men … gerçekleşmediğinden bahisle, davanın reddine karar verilmiş ise de; ecrimisil istenen dönem içerisinde, davacılar tarafından 18.11.2003 tarihinde açılan eski hale getirme davası mevcuttur. Yargıtay’ın yerleşmiş içtihatlarına göre, taraflar arasında açılmış izale-i şuyu davası, men’i müdahale ve ecrimisil davası, eski hale getirme davası gibi, dava konusu taşınmazla ilgili uyuşmazlık meydana gelmişse; ayrıca ihtara gerek olmadan, intifadan men şartının gerçekleştiği kabul edilmektedir. Mahkemece, bu husus gözetilmeden, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde davanın reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 30.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.