Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2010/11674 E. 2010/15166 K. 27.09.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11674
KARAR NO : 2010/15166
KARAR TARİHİ : 27.09.2010

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 2.735,10 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Dava dilekçesinde; davalıların murisinin sözleşmeli personel olarak çalışmasına rağmen 2006-2007 ve 2008 ödeminde denetim tazminatı adı altında toplam 2.737,10 TL yersiz ödeme yapıldığı, hatanın 2006/10344 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına ekli 3 sayılı çetvelin yanlış olarak yorumlanmasından kaynaklandığı, personelin 08.10.2008 tarihinde vefatı üzerine geri ödeme yapılması için davalı mirasçılarına ihtar gönderildiği, ancak herhangi bir sonuç alınamadığı ileri sürülerek, yersiz ödenen bedelin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi istenilmiştir.
Mahkemece; Danıştay İ.B.K.nun 22.12.1973 tarih ve 1968/8 E.1973/14 K.sayılı kararı uyarınca, idarenin yokluk, açık hata, memurun gerçek dışı beyanı veya hilesi hallerinde süre aranmaksızın hatalı işleme dayalı olarak ödediği miktarı her zaman geri alabileceği, bu haller dışında ise hatalı ödemenin ilk yapıldığı tarihten itibaren dava açma süresinin 60 gün ile sınırlandırıldığı, dava dilekçesinde belirtildiği gibi yorumda hata ile sehven yapılan ödemenin süresiz olarak geri istenemeyeceği, 60 günlük sürenin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı vekili taarfından temyiz edilmiştir.
Davada, davacı idarenin (sözleşmeli personel olmasına rağmen) hataen denetim tazminatı adı altında ödemede bulunduğu ileri sürülerek; yersiz ödenen miktarın faiziyle birlikte tahsili istenilmektedir. Dosya kapsamından, davalıların murisine yapılan ödemenin daha önce bu yolda alınmış bir karara dayanmadığı anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanununun 62. maddesi gereğince, borç olmayanı rızası ile ödeyen kimse yanlışlığa düştüğünü ispat ettiği takdirde ödediğini geri isteyebilir.
Yine, HGK.nun 25.12.1984 tarih, 1982/13-387 E.-1984/997 K. sayılı kararında; herhangi bir şart tasarrufa dayanmayan salt hatalı ödemelerin idare tarafından BK.nun sebepsiz zenginleşme kurallarına göre geri istenebileceği açıklanmıştır.
Karar gerekçesinde belirtilen, Danıştay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 22.12.1973 gün ve 1968/8-1973/14 sayılı kararı; idarenin “şart tasarrufuna” ilişkindir. Somut olayda ise davacı idarenin mevzuata aykırı olarak yaptığı hatalı ödemeden sözedilmektedir.
O halde, mahkemece; herhangi bir şart tasarrufa dayanmayan salt hatalı ödemenin, Borçlar Hukukunun haksız iktisap kuralları çerçevesinde istenip istenemeyeceği tartışılmadan, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 27.09.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.