YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11687
KARAR NO : 2010/14839
KARAR TARİHİ : 23.09.2010
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 60.000 TL alacağın davalı …’dan 15.000 TL alacağın davalı …’den faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın aktif dava sıfatı yönünden reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesinde; davalıların da, davacının yönetici olduğu apartmanda kat maliki olduklarını, apartmanın ortak kullanım alanı olan sığınağı ve özel otoparkı işgal ederek ve dava dışı kişilere uzun süredir kiraya vererek kullandıklarından 60.000 TL’nın davalı …’dan 15.000 TL.nın davalı …’den, elde ettikleri gelirin ödeme tarihlerinden itibaren yasal faiziyle tahsilini istemiştir.
Davalılar vekili cevabında, Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunu ayrıca yöneticinin kat malikleri adına böyle bir dava açma hakkı bulunmadığını belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; davacı yöneticiliğin Kat Malikleri adına böyle bir dava açma hakkı bulunmadığı, davanın kat maliklerince açılması gerektiği, yöneticiliğin tüzel kişiliği bulunmadığı gerekçe gösterilerek, aktif dava sıfatı yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü davacı vekili temyiz etmektedir.
Dava, apartman yöneticiliği adına açılmış olup, apartmanın ortak kullanım alanlarının davalılarca haksız kullanımından kaynaklanmaktadır.
Dosyada mevcut apartman karar defterinden 18.05.2008 tarihli toplantıda davacının yönetici seçildiği ve dava açmak üzere vekil tutma yetkisi verildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, kendisine yönetme yetkisi verilen temsilcinin malikler adına temsilci sıfatıyla ve temsil görevi dahilinde davada taraf ehliyeti bulunduğu benimsenerek, işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 23.09.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.