YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11768
KARAR NO : 2010/12535
KARAR TARİHİ : 12.07.2010
MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 1.760 TL’nin istirdadı istenilmiştir. Mahkemece davanın 1.440 TL’lik bölümünün kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesi ile; taraflar evli iken, Isparta 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2000/209 E.- 2001/141 K. sayılı ilamı ile boşandıklarını; velayeti davalı anneye verilen müşterek çocuk için iştirak nafakasına hükmedildiğini, davalının açtığı nafaka artırım davasının ise müşterek çocuğun reşit olması nedeni ile reddedildiğini, buna rağmen, davalının; hakkını kötüye kullanarak takdir edilen nafakayı icra tehdidi davacıdan tahsil ettiğini, böylece sebepsiz zenginleştiğini iddia ederek; müşterek çocuğun reşit olduğu tarih olan 15.03.2005 tarihi ile 31.01.2007 tarihi arasındaki dönemde yatırılan 1.760 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; bilirkişi raporu doğrultusunda, davanın kısmen kabulü ile 1.440 TL alacağın tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Davada, boşanma sonucunda velayeti davalıya verilen müşterek çocuk için hükmedilen nafakanın; çocuğun reşit olmasına rağmen, haksız olarak davalı tarafından icra yoluyla tahsil edildiği ileri sürülerek; (müşterek çocuğun reşit olduğu tarihten itibaren) ödenen nafakanın istirdadı istenilmektedir.
İİK. nun 72/7. maddesinde de “Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını isteyebilir” hükmüne yer verilmiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda; 15.03.2005 tarihinden 11.09.2006 tarihine kadar geçen sürede ödenen nafaka miktarı hesaplanmış, mahkemece de bu rapora dayanılarak hüküm kurulmuştur. Oysa yukarıda açıklandığı gibi, davacı; İİK. nun 72. maddesine göre ödediği parayı ödeme tarihinden itibaren bir yıllık süre içerisinde dava edebilir.
Maddede öngörülen bu süre hak düşürücü süre olup, re’sen mahkemece dikkate alınması gerekir. Davacı, nafakanın ödeme biçimine göre dava tarihinden geriye doğru bir yıllık süre içerisinde ödediği nafaka miktarının istirdadını talep edebilir. Bu husus gözetilmeden, müşterek çocuğun reşit olduğu tarihten itibaren ödenen nafakaların istirdadı cihetine gidilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla, yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK’ nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 12.07.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.