YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12059
KARAR NO : 2010/18051
KARAR TARİHİ : 04.11.2010
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı; davalının açtığı, boşanma davası reddedildiği halde fiilen ayrı yaşadıklarını, tedbir nafakasının sona ermesi nedeniyle ayrı yaşamakta haklı olmasından dolayı kendisi için aylık 750,00 TL, müşterek çocuk için aylık 500,00 TL tedbir nafakası taktirini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini dilemiş, Mahkemece; davanın kısmen kabulü kararı verilmiş, hükmü taraf vekilleri temyiz etmiştir.
4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun’un 4.maddesi uyarınca, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun ikinci kitabı ile (3.kısım hariç) 4722 sayılı Türk Medeni Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun kapsamındaki aile hukukundan … dava ve işler Aile Mahkemesinde görülür.
Davada, talep tedbir nafakasına ilişkin olmakla, “Aile Hukukuna” ilişkin bulunduğu anlaşılmaktadır. Borç, Aile Hukukundan (nafaka yükümlülüğünden) doğduğuna göre; açılan bu davanın 4787 sayılı kanunun 4.maddesi gereğince, Aile Mahkemesinde bakılması gerekmektedir.
Bu nedenle, kamu düzenine ilişkin olmasından dolayı mahkemece kendiliğinden görev hususunun gözetilmesi ve müstakil aile mahkemesi varsa, davaya aile mahkemesinde bakılmak üzere görevsizlik kararı verilmesi, yoksa davaya bu husus belirtilerek aile mahkemesi sıfatıyla bakılması gerekirken, asliye hukuk mahkemesi olarak davanın esası hakkında hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve şimdilik diğer yönlerin incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 04.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.