YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12104
KARAR NO : 2010/15514
KARAR TARİHİ : 30.09.2010
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 1.474.00 liranın istirdatı faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı aleyhine yapılan icra takibi sonucu emekli maaşına haciz konduğunu, kesintilerin alacaklıya gönderilmeye başlandığını, Gerze İcra Hukuk Mahkemesine yaptığı şikayet üzerine haciz kararının kaldırıldığını öne sürerek, haksız olarak maaşından kesilen 1.474 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı 5510 sayılı yasanın 93.maddesindeki değişikliğin 1.10.2008 tarihinde yürürlüğe girdiğini, haczin, kanun yürürlüğe girmeden önce yapıldığını, davacının itiraz etmeyerek maaşında yapılan kesintiye muvafakat etmiş sayılacağını bildirerek, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar Ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 93.maddesi “Bu kanun gereğince sigortalılar ve hak sahiplerinin gelir, aylık ve ödenekler ile sağlık hizmeti sunucularının genel sağlık sigortası hükümlerinin uygulanması sonucu kurum nezdinde … alacakları devir ve temlik edilemez, gelir aylık ve ödemeler 88.maddeye göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemez” hükmünü içermektedir. Davacının SSK’dan emekli maaşı aldığı ve 5510 sayılı yasanın 93.maddesi gözönünde bulundurulduğunda emekli maaşının haczinin mümkün olmadığından emekli maaşının haczine yönelik Gerze İcra Müdürlüğünün 21.7.2008 tarihli kararının kaldırılmasına İcra Hukuk Mahkemesince karar verilmiştir. Davacının emekli maaşından yapılan kesintinin yasal dayanağı bulunmamaktadır. Bu durumda mahkemece davacının emekli maaşından kesilen miktarın bankadan tahsiline karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 30.9.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.