YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12120
KARAR NO : 2010/16532
KARAR TARİHİ : 14.10.2010
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde tapusu iptal edilen taşınmazın rayiç değerinin ve davacının maddi kaybının tespiti ile kendisine ödeninceye kadar taşınmazda hapis hakkı tanınması masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı … vekili dilekçesinde; Karaburun-Tepeboz Köyü 7 pafta 1/4 parselde kayıtlı, kargir evi olan tarla vasfındaki taşınmazı eski malik …’dan satın aldığını, ardından Maliye Hazinesince Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tapu iptal ve tescil davası sonunda tapunun iptaline dair verilen kararın kesinleştiğini, davacının iyi niyetli kişi sıfatıyla ve tapu siciline güvenerek taşınmazdaki kargir evin yerine bina inşa ettiğini ve tarlada düzenlemeler yaptığını belirterek; bilirkişi marifetiyle tespit edilecek maddi kaybının tazmin edilerek kendisine ödeninceye kadar taşınmaz üzerinde hapis hakkı tanınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili cevabında, davanın tapu iptali ve tescil davası kesinleştikten 2 yıl sonra açılması nedeniyle hak düşürücü süre geçtiği ve bu yönüyle reddi gerektiği, ayrıca taşınmaz üzerindeki evin davacıya aidiyetine bir itirazları olmadığını, davacının evi kullanması konusunda idarece bir engel konulmadığını belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; davacının tapudaki kayda güvenerek taşınmazı satın aldığı ve yapı ile isnat duvarını yaptığı zilyetliği iyiniyetli olduğundan korunmaya layık olduğu, bu nedenle Maliye Hazinesi adına tesciline dair verilen kararın kesinleştiği 04.04.2006 tarihine kadar davacının iyi niyetli kabul edilmesi gerektiği, TMK. 994. maddesinde; geri vermeyi isteyen kimseden tazminat isteyebileceğininve bu tazminat ödeninceye kadar şeyi vermekten kaçınabileceğinin düzenlendiğini, somut olayda; davacıya ecrimisil ihbarnamesi gönderen davalının, davacıyı geri vermeye zorladığı, kullanımının haksız olduğunun idarece kabul edildiği, davacının taşınmazı iadeden imtina etme hakkının varlığını ispatlayan bir mahkeme kararını elde etmekte hukuki güvenlik ve menfaati olduğu gerekçe gösterilerek; “taşınmaz için yapılan faydalı masrafların dava tarihindeki değeri olan 79.968 TL üzerinden davacı tarafa taşınmazı iadeden imtina etme hakkı tanınmasına” karar verilmiştir.
Somut olayda; dava konusu taşınmaza ilişkin Asliye Hukuk Mahkemesinin 1999/35- 2004/11 sayılı dosyasından Maliye Hazinesi tarafından eski malik … ve tapu maliki … aleyhine açılan tapu iptal ve tescil davasının, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden bulunduğu, kamu malı niteliği olduğundan zilyetlikle iktisap olunamayacağı ve satın alan kişinin iyiniyet iddiasının dinlenemeyeceği gerekçe gösterilerek kabul edildiği ve kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Artık bu karar karşısında davacının iyiniyetinden sözedilemez. Malzeme söküp alınamaz ise davacının isteyebileceği giderler TMK 723/3.maddesinde belirtilmiştir. Buna göre “…malzeme sahibi iyiniyetli değilse, hakimin hükmedeceği miktar bu malzemenin arazi maliki için taşıdığı en az değeri geçmeyebilir”. Anılan hüküm esas itibariyle BK 61 ve devamı maddelerinde düzenlenen sebepsiz zenginleşmenin özel bir halidir ve zenginleşmeyenin iade borcu doğmaz.
Mahkemece, yukarıda açıklanan ilke ve esaslar gözönüne alınarak karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 14.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.