Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2010/12386 E. 2010/15453 K. 30.09.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12386
KARAR NO : 2010/15453
KARAR TARİHİ : 30.09.2010

MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davada, 200 TL yoksulluk nafakasının 750 TL’ye çıkartılması istenmiş, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hükmün davalı tarafından temyizi üzerine mahkemece verilen ek karar ile temyiz başvurusunun süresinde olmadığından sözedilerek temyiz talebinin reddine karar verilmiş, bu karar da süresinde temyiz edilmiştir.
Tüm dosya içeriği ve yazışmalarla davalının yurtdışında yaşadığının anlaşıldığı ve davacı tarafından yurtdışı adresi bildirildiği halde daha önce davalı adına çıkartılan tebligatların iade edildiği adrese gerekçeli karar tebliğe çıkarılmış ve Tebligat Kanunu 21. md. ye göre tebliğ edildiği belirtilmiştir. Davalının 6 ay sonra, karardan haberdar olması üzerine yaptığı temyiz başvurusu ise , mahkemece verilen ek karar ile süre geçtiğinden bahisle reddedilmiştir.
Davalıya gerekçeli kararın tebliği usulüne uygun olmadığından mahkemece verilen 25.5.2010 tarihli ek karar kaldırılarak işin esasına girildi.
Kural olarak taraflar usulüne uygun olarak davet edilip davadan haberdar edilmedikçe, yokluklarında yargılama yapılarak haklarında karar verilemez (HUMK 73. md).
Somut olayda; davalının yurtdışında yaşadığı, ikametgahının Avusturya olduğu, yurdışı adresinin davacı tarafça bildirildiği dosyadan anlaşıldığı halde davacı yanca bildirilen yurtdışı adresine tebligat yapılmamış, daha önce tebligatların bir kaç kez iade edildiği Denizli’deki adrese Tebligat Kanunu 21.md.göre babasına haber verildiğinden sözedilerek dava dilekçesi tebliğ edilmiştir.
Böylece, davadan haberdar olmayan davalının yokluğunda yargılama yapılıp dava sonuçlandırılmıştır.
Mahkemece, davalının usulüne uygun şekilde duruşmaya davet edilip taraf teşkili sağlanmadan usul ve yasaya aykırı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 30.09.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.