YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12429
KARAR NO : 2010/17246
KARAR TARİHİ : 25.10.2010
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde; Erzincan merkez … Köyü 510 parselde kayıtlı taşınmazın maliklerinden 2/8 hisseli … kızı …’nin nüfus kütüğüne kaydı yapılmadığından bu malikin (…’nin) mirasçılarının Erzincan Sulh Hukuk Mahkemesinin 2009/1475 E.-1551 K. sayılı 08.12.2009 tarihli veraset ilamındaki mirasçılara ait olduğunun tespiti istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesinde, Erzincan Merkez … Köyünün 510 parsel sayılı harman yeri vasıflı olarak kayıtlı taşınmazın 2/8 hissesinin … kızı …’ye, 3/8 hissesinin … kızı …’ya, 3/8 hissesinin … oğlu … …’e ait olduğunu, bu taşınmazla ilgili olarak üzerindeki muhtesatlar nedeniyle mirasçılar arasında niza bulunduğunu buna ilişkin olarak muhtesatın tesbitine ilişkin davanın devam ettiğini bu nedenlede tapuda malik görülen … kızı …’nin (ölü) Erzincan Sulh Hukuk Mahkemesinin 2009/1475 E.-2009/1551 K. sayılı ilamı ile veraset belgesi alındığını, ilgili tapu kaydındaki maliklerden … kızı …’nin soyadı tapu kayıtlarına yazılmadığından …’nin müvekkili davacıların murisi olduğunun tesbiti talep ve dava edilmiştir.
Mahkemece, davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu kaydındaki malikin davacıların murisi olduğunun tesbiti istemine ilişkindir.
Mamelek hukukundan doğan davalar dışında kalan davalarda Asliye Hukuk Mahkemesinin görevi asıl, Sulh Hukuk Mahkemesinin görevi ise istisna olduğundan özel bir kanun hükmü ile açıkça Sulh Hukuk Mahkemesinde bakılacağı bildirilmeyen ve konusu para ile ölçülemeyen bir şey olan tüm dava ve işler Asliye Hukuk Mahkemesinde görülür.
O halde, mahkemece davanın Asliye Hukuk Mahkemesinin görevine girdiği gerekçesiyle görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken işin esası halinde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 25.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.