Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2010/12491 E. 2010/21158 K. 21.12.2010 T.

Yayınlanma Tarihi: 21.01.2024 23:07


YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12491
KARAR NO : 2010/21158
KARAR TARİHİ : 21.12.2010

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde fazlaya dair hak saklı tutularak 30.000,00 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Islah dilekçesi ile müddeabihin 47.993,37 TL'ye yükseltilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü dair verilen hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davalı vekili tarafından istenilmekle; taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden Davalı Vek.Av.... geldi. Aleyhine temyiz olunan Davacı ve vekili gelmedi. Gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00’e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dilekçesi ile; davacının babasının, dava konusu taşınmazı harici satım sözleşmesiyle satın aldığını ve üzerine fabrika binası inşa ettiğini; ancak, tapuda devrini alamadığını; taşınmazın tapuda muvazaalı olarak bir kaç kez el değiştirdiğini ve en sonunda davalı adına tescil gördüğünü; davacı müvekkilinin, babasının inşa ettiği fabrikayı kullanırken, davalıya tapuda devredildiğini bilmeden binada faydalı ve zaruri masraflar yaptığını; davalının, yapılan masraflar nedeniyle sebepsiz zenginleştiğini iddia ederek; fazlaya ilişkin hak saklı kalmak üzere, 30.000 TL'nin faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Islah dilekçesi ile de, müddeabihin 47.993 TL'ye yükseltilmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taşınmazın haricen satışının geçersiz olduğunu, bu nedenle de davacının babası tarafından; yapıların bedelinin talep edildiğini ve mahkemece hüküm altına alındığını; bu yapıları kullandığını ileri süren davacı oğlun, hiç bir şekilde ve kesinlikle imalat, tesisat vs. yapmaması gerektiğini savunarak; davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; bilirkişi raporu doğrultusunda, davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Davada, (gayrimenkul satış sözleşmesine dayalı olarak) zilyetliğinde bulunan fabrika binası içerisine yapılan faydalı ve zaruri imalatlardan dolayı sebepsiz zenginleşme nedeniyle alacak talep edilmektedir.
Sebepsiz zenginleşme de davacının geri alma hakkının buna karşın davalının geri verme borcunun doğması, bunların mal varlıklarının birbirinin zararına ve yararına olmak üzere karşılıklı yoksullaşma ve zenginleşmelerine bağlıdır ve bunun doğal sonucu olarak da, bu geri alma hak ve borcunun doğum anı, nedensiz yoksullaşma ve zenginleşme olgularının gerçekleştikleri andır. O halde, geri isteme hakkının kapsamı kural olarak, anılan hak ve borcun doğdukları tarihten daha önce belirlenemez. Zira, geri alma, bu yoksullaşma ve zenginleşmenin sonucudur ve bu olgular gerçekleşmeksizin geri alma sözkonusu değildir.
Somut olayda, davacı; faydalı ve zaruri masraflar yaptığını ileri sürdüğü binayı dava tarihi itibariyle terketmiş değildir. Bu aşamada, davalıya karşı sebepsiz zenginleştiğinden bahisle dava açması ve alacak talebinde bulunması yasal değildir. Başka bir anlatımla, henüz sebepsiz zenginleşme olgusu gerçekleşmemiş olduğundan, davacının bu aşamada açtığı davanın reddi gerekir.
Mahkemece, bu husus gözetilmeden, işin esasına girilerek yazılı şekilde talebin kısmen kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA,Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davalı taraf için duruşma tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre takdir edilen 825 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalı tarafa verilmesine ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 21.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.