Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2010/12560 E. 2010/16098 K. 11.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12560
KARAR NO : 2010/16098
KARAR TARİHİ : 11.10.2010

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde binada güçlendirme yapılması için davalının oturduğu meskene girilmesine izin verilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesinde; müvekkiline ait 431 ada 2 parselde kayıtlı zemin kat dahil üç katlı binanın depreme karşı dayanıklı hale getirilmesi ve sağlamlaştırılması için binada tadilat yapılması amacıyla belediyeden izin alındığını ve bunun için binada güçlendirme yapılması istendiğini, ancak zemin katta oturan davalı oğlunun buna izin vermediği ileri sürülerek davalının oturduğu zemin katta güçlendirme perdesi ve kolon ve montolama çalışması yapılması için binaya girilmesine izin verilmesine talep ve dava edilmiştir.
Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Getirtilen tapu kaydına göre dava konusu taşınmazda kat irtifaka veya kat mülkiyeti kurulmamıştır.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 8. maddesinde Sulh Mahkemesinin genel olarak bakabileceği davalar gösterilmiştir. Dava, niteliği itibariyle bu madde kapsamında olmadığı gibi, uyuşmazlık Kat Mülkiyeti Kanununun uygulanmasından doğmadığı için anılan kanunun 33 ve Ek-1. maddesi uyarınca Sulh Mahkemesinin bakacağı davalardan da değildir. O halde dava konusu uyuşmazlığın miktarına göre , görevli mahkeme tayin edilecektir.
Mamelek hukukundan doğan davalar dışında kalan davalarda asliye mahkemesinin görevi asıl,sulh mahkemesinin görevi ise istisna olduğundan,özel bir kanun hükmü ile,açıkca sulh mahkemesinde bakılacağı bildirilmeyen ve konusu para ile ölçülemeyen bir şey olan bütün dava ve işler asliye hukuk mahkemesinde görülür.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 11.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.