YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12684
KARAR NO : 2010/16289
KARAR TARİHİ : 12.10.2010
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde tahliye ve 19.722 TL kira alacağının faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 18.452 TL.nın tahsili cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı kiralayan vekili dava dilekçesinde, davalının 01.04.2003 tarihli kira sözleşmesi ile kiracı bulunduğunu, sözleşmede %30 artış şartı kabul edilmesine rağmen davalının eksik ödeme yaptığını belirterek takip eden 2004-2008 yıllarına ait 19.722 TL kira farkı alacağının tahsili ile akdin feshi ve tahliye talebinde bulunmuş, yargılama sırasında davacının mecuru satması nedeniyle tahliye talebi konusuz kalmıştır.
Davalı kiracı vekili cevabında, kira sözleşmesindeki artış şartına ilk yıl uyulduğunu, sonraki yıllar sözlü olarak anlaşmak suretiyle kirayı artırdıklarını beyan etmiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile 18.552 TL kira farkı alacağının tahsiline, tahliye talebi konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava konusu mecur (mesken) ile ilgili taraflar arasında düzenlenen 01.04.2003 başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli kira sözleşmesinde aylık kiranın 550 TL olarak kararlaştırıldığı, özel koşullar bölümünün 5.maddesinde ise kiranın her yıl %30 dan az olmamak üzere TÜFE oranında artırılacağı şartı kabul edilmiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, sözleşmedeki %30 dan az olmamak üzere TEFE artış şartının devam eden kira dönemlerinde geçerli olduğu ve her yıl TEFE oranı daha düşük olduğundan %30 oranında artırılması gerekeceği belirtilerek davalının buna göre 18.452 TL eksik ödemede bulunduğu açıklanmıştır.
Davada, 1.4.2003 başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli kira sözleşmesinde kararlaştırılan “%30 dan az olamaz” koşulu gereğince 2004-2008 yılları için eksik ödenen (bakiye) kira parasının tahsili ve akdin feshi talep edilmektedir.
Kira sözleşmesinin uzun süreli olması ve her yılın kira parasının artışına ilişkin özel kurallar veya yöntemlerin kabul edilmesi halinde, bu kural ve yöntemlerin sözleşme serbestisi ilkesi gereğince geçerli olduğu ve tarafların buna uymak zorunda bulunmalarında bir uyuşmazlık yoktur.
Dosya kapsamına göre dava konusu 2004-2008 yıllarına ait kira parasının artırılması konusunda davacı kiralayan tarafından davalı kiracıya bir ihtarname gönderilmediği gibi taraflar arasında kira miktarı yönünde bir uyuşmazlık da bulunmadığı ve mahkemece kira parasının tespitine ilişkin bir davanın da görülmediği anlaşılmaktadır. Davalının iddiasına ve banka hesap ekstrelerine göre her yıl kira parasının sözlü anlaşma gereğince artış yapılarak ödeme yapıldığı ve davacı (kiralayan) ın bir itirazının bulunmadığı saptanmıştır.
Bu durumda taraflar arasında kira parası konusunda bir anlaşmazlık olmadığı, aksine özgür iradeleri ile sözlü olarak kira parasının miktarı yönünde aralarında uzlaşma sağlandığı anlaşıldığına göre davacının kira farkı alacağı talebine ilişkin davanın reddine karar verilmesi gerekirken, mahkemece; yazılı gerekçe ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 12.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.