Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2010/12709 E. 2010/17426 K. 25.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12709
KARAR NO : 2010/17426
KARAR TARİHİ : 25.10.2010

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 3.000,00 TL alacak için itirazın iptali, inkar tazminatının masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili; alacaklı müvekkil ile borçlu … ve davalı kefil arasında alım satım ilişkisinden doğan bir borcun söz konusu olduğunu, 6 milyara araba sattığını,1’er Milyarlık 6 tane senet aldığını, senetlerin ödeme zamanı geldiğinde borcun ödenmediğini, bu nedenle borçlular hakkında elinde kalan 3 adet senetle icra takibi başlattıklarını, davalı borçlu borca ve faize haksız itirazda bulunduğundan itirazın iptaline, % 40 icra inkar tazminatını müvekkiline ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı duruşmada; aralarında herhangi bir ticari ilişkinin ve kendisinin davacı tarafa herhangi bir borcunun olmadığını, ancak dava dilekçesinde belirtilen 2004 yılındaki borca kefil olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, zamanaşımına uğrayan senetle alacaklının TTK’nun 644. maddesi uyarınca ancak keşideciye gidebileceği, bu nedenle kefile veya aval verene gidemeyeceği gerekçesiyle davanın husumet yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, davaya konu senetlerde vade tarihi 15.5.2004- 15.7.2004-15.11.2004 olup, bu senetler eklenerek 31.7.2009 tarihinde ilamsız takip başlatılmıştır. Bu nedenle olayda mahkemenin kabulünde olduğu gibi kambiyo senetlerine dayalı sebepsiz zenginleşmeye ilişkin TTK’nun 644. maddesi değil, asıl hukuki ilişki olarak satıma ve BK.nunda 61 vd. maddelerinde düzenlenen sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanılmıştır.
Vade tarihinden itibaren 3 yıllık sürenin geçmiş olması nedeniyle davacının senet borçlularına karşı kambiyo senedine dayalı müracaat hakkı kalmamıştır. Dava konusu senetler kambiyo senedi vasfını kaybettiğinden ve davalının aval veren olduğuna dair bonoda bir ibare yazılı olmadığından, aval veren olarak kabulü ve borçtan sorumlu tutulması da mümkün değildir.
O nedenle, dava dışı asıl borçlu arasındaki geçersiz araba satışı nedeniyle aldığı bonolardan dolayı davacının alacak iddiası ile akidine başvurması mümkün olmakla sonucu itibarıyla davalı hakkında açılan bu davanın husumet yokluğunden reddi kararı doğru olmakla, hükmün gerekçesi bu şekilde değiştirilerek, yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 25.12.2010 günü oybirliğiyle karar verildi.