YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12800
KARAR NO : 2010/18696
KARAR TARİHİ : 11.11.2010
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 20.1.2003 tarihli kat malikleri kurulunun kararlarının iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Dava, birden çok parselde kurulu bulunan taşınmazdaki 20.1.2003 tarihli Kat Malikleri Kurulu kararlarının iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, yargılama esnasında davalıların maliki oldukları daireyi devrettiklerinden, dolayısıyla aktif husumet ehliyetinin dava ikamesinden sonra ortadan kalktığından sözedilerek davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davacılar tarafıdan temyiz edilmiştir.
Davacıların dava açıldığı tarihte dava konusu sitede kat maliki oldukları ihtilafsızdır. Dosya içeriğinden; iptalini istediklerini kat malikleri kurulu kararlarına dayalı olarak davadan önce icrada ödemede bulundukları, ancak yargılama esnasında taşınmazlarını tapuda devrettikleri, kat maliki sıfatları kalmadığı anlaşılmaktadır.
Yargılama sırasında davacı vekili 9.9.2009 tarihli celsede; iptalini talep ettikleri kararlara istinaden yürütülen icra takibi baskısı altında ödemede bulunduklarını, yapılan bu tahsilatın 20.1.2003 tarihli haksız kat malikleri kurulu kararlarına dayandığını, bu davada istirdat talepleri olmadığını beyan etmiştir.
Müddeabih, dava konusu yapılmış olan hak , yani dava ile elde edilmek istenen sonuçtur. Somut olayda, dava devam ederken davacılar bağımsız bölümlerini (maliki oldukları taşınmazlarını) devretmişlerdir. Ancak dava, gayrimenkulün aynına ilişkin bir teslim ve eda davası olmayıp davacıların kat maliki olduğu tarihte (20.1.2003) alınmış kat malikleri kurulu kararlarının geçersizliğinin tesbitine (kararların iptaline) ilişkin bir davadır. Gayrimenkulün başkasına devredildiği tarihe kadar olan işlemler, kararlar ve bunların geçerli olup olmadığının tesbiti (iptal …-edilmemesi) için davacıların sıfatı ve hukuki yararları devam ettiğinden, davaya devam edebilmeleri gerekir.
Mahkemece, belirtilen hususlar üzerinde durulmadan yanılgılı değerlendirme ve gerekçe ile davanın aktif husumet yokluğundan reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 11.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.