Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2010/13090 E. 2010/17106 K. 21.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/13090
KARAR NO : 2010/17106
KARAR TARİHİ : 21.10.2010

MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davada, boşanma kararı ile davalı kadın lehine bağlanan 200 TL yoksulluk nafakası ve müşterek çocuk için bağlanan iştirak nafakasının davacının işten çıkarılması nedeniyle indirilmesine karar verilmesi istenilmiş, son celsede nafakanın kaldırılması istenilmiştir.
Davalı hem kendi, hem de müşterek çocuk için tayin edilen nafakanın, davacının tazminat ödeyeceği bu nedenle ödeme gücü kalmayacağı için kaldırılmasını kabul ettiğini bildirmiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile davalı için tayin edilen aylık 200 TL yoksulluk nafakası ile müşterek çocuk Tuğrul için tayin edilen aylık 100 TL iştirak nafakasının tarafların sulhleri doğrultusunda kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
17.11.2009 tarihli celsede davacı, davalı ile anlaştığını ileri sürerek çocuğu ve davalının nafakasının kaldırılmasını istemiştir. Aynı tarihte davalı da davayı kabul ettiğini bildirerek davacının mahkemece tayin edilen tazminatı ödeyeceğini, ödeme gücü kalmayacağı için nafakalardan vazgeçtiğini bildirmiştir.
29.3.2007 tarihli boşanma kararında yoksulluk ve iştirak nafakası yanında davacı kadın yararına 7500 TL maddi, 7500 TL manevi tazminata hükmedilmiş, bu karar onanarak kesinleşmiştir. Eldeki davada davalı kadının kabulü, boşanma dosyasında kesinleşen maddi manevi tazminatların ödenmesi şartına bağlıdır.
Mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile sulh doğrultusunda nafakaların kaldırılması şeklinde hüküm tesisi … görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 21.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.