Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2010/1352 E. 2010/1747 K. 09.02.2010 T.
Yayınlanma Tarihi: 21.01.2024 14:52
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1352
KARAR NO : 2010/1747
KARAR TARİHİ : 09.02.2010
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 54.81 TL tazminatın yasal faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesinde, davalıların (velayet altında bulunan küçüklerin) davacı telekoma ait tellere zarar verdiklerini beyan ederek 5481 TL. tazminatın yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, davalılar hakkında verilen cezalara ilişkin olarak 4616 ... Kanun gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, böylece de,ortada hukuk mahkemesine bağlayıcı bir mahkumiyet kararının bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Her ne kadar ceza hakiminin mahkumiyet ve beraate ilişkin olarak verdiği karar, kusurun varlığı,nispeti,zarar miktarı gibi konularda hukuk hakimini bağlamaz ise de, gerek öğretide ve gerekse de Yargıtay’ın yerleşmiş içtihatlarında, her mahkumiyet kararının, o fiilin hukuka aykırılığını tespit etmesi bakımından, hukuk hakimini bağlayıcı vasıfta olduğu kabul edilmektedir.
Somut olayda , davalı küçüklerin ceza mahkemesi kararı ile dava konusu tazminata konu eylemi gerçekleştirdikleri ve o fiilin hukuka aykırı olduğu sabit bulunmaktadır.Ceza mahkemesi tarafından 4616 ... Kanun gereğince verilen “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar” cezanın infazına ilişkin bir husustur. Yoksa bu karar eylemin hukuka aykırılığını etkilemez.
Öyle ise mahkemece, yukarıdaki ilke ve esaslar gereğince yapılacak yargılama neticesinde hasıl olacak sonuca göre işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken,yanılgılı değerlendirme sonucu davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 9.2.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.