Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2010/13540 E. 2010/15437 K. 30.09.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/13540
KARAR NO : 2010/15437
KARAR TARİHİ : 30.09.2010

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 10.000,00 lira ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davada, davalı tarafından haksız işgal edilen taşınmazın dava tarihinden geriye doğru 5 yıl için toplam 10.000,00 TL ecrimisilinin davalıdan tahsili istenilmiştir.
Davalı cevabında; taşınmazın üzerindeki ağaçların kendisine ait bulunduğunu, bu hususun tapuda beyanlar hanesinde belirtildiğini, talebin fahiş olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 225,29 lira ecrimisilin davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmazın tapu kaydındaki vasfı elma bahçesidir. Ayrıca, tapu kaydında 111 elma, 3 ceviz, 3 şeftali, 3 badem, 1 ıhlamur, 45 üzüm asması ve 36 adet selvi ağacının davalıya ait olduğu beyanlar hanesinde belirtilmiştir. Bunların haricinde davalının sonradan diktiği ağaçların da bulunduğu (8’er yaşında 14 elma-2 ceviz, 7 yaşında 34 elma, 5’er yaşında 20 kavak-10 ceviz, 3 yaşında 21 elma) yapılan keşif ile bilirkişi raporu ile anlaşılmıştır. Ancak, bilirkişiler, dava tarihinden (2006) geriye doğru 5 yıl esas alındığında ortaya çıkan 2001 yılı itibariyla bu ağaçların verim çağına ulaşmadıklarından sözederek kayda değer bir ürün ve gelir elde edilemeyeceğini belirtip ağaçların kapladığı ve davacı yanca kullanılamayan 2596 m2 için buğday ve buğday samanı esas alınarak ve 1 yıl ekim, 1 yıl nadas olacağı gözönünde tutularak 5 yıllık gelir kaybını 225,29 lira olarak hesaplamışlar, mahkemece de bu bilirkişi raporuna göre karar verilmiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, taşınmazın elma bahçesi vasfı ve davalıca son 8 yılda dikilen meyve ağaçları nazara alınmadan, tarla vasfındaymış gibi buğday hesabı yapılmıştır. Oysa bu taşınmazın yıllardır meyve bahçesi olduğu, buğday ekilmediği dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Ayrıca, 2001 yılında verim çağına ulaşmamış meyve ağaçlarının sonraki yıllarda verim getireceği de dikkate alınmamıştır.
O halde, mahkemece, davacının bilirkişi raporuna itirazı da nazara alınarak 3 kişilik yeni bilirkişi heyeti ile keşif yapılıp, davalı tarafından sonradan dikilen meyve ağaçlarının hangi yılda ürün verecekleri, ağaçların kapladığı alan dışında kalan taşınmaz kısmını davacının kullanabilip kullanamadığı, verim çağına ulaştıkları tarihten itibaren meyve ağaçlarının getirisi hususlarının açıklığa kavuştuğu, yeterli ve denetlenebilir bir bilirkişi raporu aldırılarak sonucuna göre karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 30.9.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.