YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/13776
KARAR NO : 2010/15706
KARAR TARİHİ : 04.10.2010
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava ve ıslah dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile 1.750 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesinde; davacının Bulgaristan’dan zorunlu göç ile gelerek Türk Vatandaşı olduğunu, devlet bakanlığının başlattığı bir proje sonucu Yalova İlinde zorunlu göç ile gelen vatandaşlar için göçmen konutlarının yapılacağının taahhüt edilerek duyuru yapıldığını, inşa edilecek konutlardan edinmek isteyen davacının 1991 yılında müracaatta bulunarak 2.500.000 TL (2,5 TL) yi Emlak Bankasına yatırdığını, ancak davacıya taahhüt edilen konutun teslim edilmediğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak kaydıyla yatırılan 2,5 TL nin dava tarihi itibariyle karşılığı olan 10 TL nin dava tarihinden işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesiyle talebini 1.750 TL ye yükseltmiştir.
Mahkemece, aldırılan bilirkişi raporuna göre davacının davalı idareden 2.294,39 TL alacaklı olduğu belirlenmiş, ancak taleple bağlı kalınarak davanın kabulü cihetine gidilmiştir.
Hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı tarafın sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, dava dışı … mahkemeye göndermiş olduğu 24.04.2009 tarihli dilekçesi ile davacı …’nın 17.05.2007 tarihinde vefat ettiğini, yasal (tek) mirasçısı olarak davacı tarafından açılan davadan vazgeçtiğini, bu nedenle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini talep ettiği anlaşılmaktadır.
Açılmış bir davanın yargılaması sırasında taraflardan birinin ölümü halinde, ölen kişinin taraf ehliyeti son bulur(TMK. md 28/1). Ölüm anından itibaren davanın tarafı artık ölen tarafın mirasçılarıdır.
O halde mahkemece, davacının ölümü ile davanın tarafı olan yasal mirasçının dilekçesi incelenip hâsıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yargılamaya devam edilerek davanın kabulü cihetine gidilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup, bu nedenlerle yerinde olan temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 04.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.