YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/13904
KARAR NO : 2010/14952
KARAR TARİHİ : 23.09.2010
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 3.170,00 TL borçlu olmadığının tesbiti istenilmiştir. Mahkemece davanın 3.006,78 TL için kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı, adına kayıtlı bulunan Harran ilçesi Aslankuyusu köyü 162/1, 163/1 ve 164/1 ada-parsel sayılı taşınmazlarını kendi imkanları ile açmış olduğu sulama kuyusundan suladığı halde, davalı … birliğinin kendisinden 3.170,00 TL sulama bedeli talep ettiğini beyan ederek davalı birliğe sulama borcu nedeni ile borçlu olmadığının tesbitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevap vermeyerek davayı reddetmiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür TMK.md.6).
Davacı davalı birliğin üyesi olduğu ve sulama yaptığı halde birliğe su borcu bulunmadığını ileri sürdüğüne göre ispat külfeti önce davacıdadır.
O nedenle öncelikle davalı Birliğin kuruluş tüzüğü ve davacının üyelik belgeleri ve davanın dayanağını oluşturan icra takip dosyası bu dosya içine alınarak, üyelerden sulama bedeli alma usul ve esasları incelenmeden davanın eksik inceleme ile sonuçlandırılması doğru görülmemiştir.
Ayrıca, dosyada mevcut, Birlik Meclisi kararına göre, kuyusu olan üyelerden sulama bedeli % 25 indirimli tahsil edilecek olup, hiç bedel alınmayacağına dair bir karar ve dayanak bulunmadığına ve davacı da birlik kararlarından itirazı olanları yargıya taşımadığına göre bu husus tartışılmadan davanın kabulü usul ve yasaya uygun bulunmamıştır.
Kabule göre ise; borç davacının sulama yaptığı 7 parça taşınmaza ait iken, davacı 4 parça taşınmazdan dolayı borçlu olmadığının tespitini talep ettiği halde sulama bedelinin tamamı için davanın kabulü de doğru değildir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 23.09.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.