Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2010/13982 E. 2010/16922 K. 19.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/13982
KARAR NO : 2010/16922
KARAR TARİHİ : 19.10.2010

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı (k.davacı) vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalıya ödenen 150TL tedbir nafakasının davacının işsiz kalması ve davalı kadının sabit bir işi ve geliri olması nedeniyle kaldırılmasını talep etmiş, birleşen davada ise davalı (k.davacı)’nın kendisine ödenen 150 TL tedbir nafakasının 250 TL’ye, çocuklara ödenen 100’er TL nafakanın da 300 TL’ye artırılmasını talep etmiştir.
Mahkemece; davacının geliri olmadığından bahisle asıl davanın kabulü ile davalı kadına ödenen tedbir nafakasının kaldırılmasına, birleşen davanın ise reddine karar verilmiş, hükmü davalı (k.davacı) vekili temyiz etmiştir.
TMK’nun 195. maddesi uyarınca, evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerin yerine getirilmesi veya evlilik birliğine ilişkin önemli bir konuda uyuşmazlığa düşülmesi halinde eşler ayrı ayrı veya birlikte hakimin müdahalesini isteyebilirler. Hakim, gerektiği takdirde eşlerden birinin istemi üzerine kanunda öngörülen önlemleri alır.
Aynı kanunun 197. maddesine göre de; eşlerden biri, ortak hayat sebebiyle kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddi biçimde tehlikeye düştüğü sürece ayrı yaşama hakkına sahiptir.
Birlikte yaşamaya ara verilmesi haklı bir sebebe dayanıyorsa hakim, eşlerden birinin istemi üzerine birinin diğerine yapacağı parasal katkıya, konut ve ev eşyasından yararlanmaya ve eşlerin mallarının yönetimine ilişkin önlemleri alır.
Tedbir nafakasında eşlerin birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve malvarlıkları ile katkıda bulunmaları gerekir (TMK md. 186/son).
Tarafların sosyal ve ekonomik durumlarının araştırılmasında davacı …’in daha evvel Tekel bayii işlettiği, şimdi ise çalışmadığı, evi ve dükkanı bulunduğu, davalı …’in ise asgari ücretle Tüpraş’da işçi olarak çalıştığı anlaşılmaktadır. Daha önce taraflar arasında görülen ve davacı tarafından açılan boşanma davasının reddine ilişkin 08.03.2007 tarihli hükümle birlikte davalı kadın için 150 TL, çocuklar için 100’er TL tedbir nafakasına karar verilmiş, 2. Hukuk Dairesinin onama ilamı ile kesinleşmiştir.

Hukuk Genel Kurulunun 07.06.1998 gün, 1998/656-688 sayılı ilamında; “…yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım, kültür (eğitim) gibi bireyin maddi varlığını geliştirmek için zorunlu ve gerekli görülen harcamaları karşılayacak düzeyde geliri olmayanların” yoksul kabul edilmesi gerektiği vurgulanmıştır.
Davalı eşin ekonomik durumunun davacı (kocadan) daha iyi olması davacıyı tedbir nafakası yükümlülüğünden kurtarmaz. Ancak, hükmedilecek (artırılacak) nafakanın miktarını tayinde bu husus dikkate alınmak zorundadır.
Ayrıca, fiilen davalı (k.davacı) anne yanında bulunan 1996 ve 1997 doğumlu müşterek çocuklar için başkaca bir koşul aranmadan davacı babanın katkıda bulunması zorunlu olduğu düşünülmeden yazılı gerekçe ile çocuklar yönünden de davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu durumda mahkemece, çocukların yaşı, okul durumu, zorunlu ihtiyaçları ve sosyal durumu dikkate alınarak davacı (k.davalı) babanın ekonomik gücü oranında nafakanın artırılmasına karar verilmelidir. Davalı (k.davacı) kadın yönünden de TMK’nun 4. maddesindeki “hakkaniyet” ilkesine uygun, davacı (k.davalı) kocanın ekonomik gücünü zorlamayacak şekilde bir miktar tedbir nafakasına karar verilmesi gerekirken, davacı (k.davalı)’nın işsiz kalması nedeniyle asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine hükmedilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 19.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.