Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2010/14036 E. 2010/17875 K. 02.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14036
KARAR NO : 2010/17875
KARAR TARİHİ : 02.11.2010

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hak saklı tutularak 1.500,00 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı (Avukat), davalı kurum (orman Genel Müdürlüğü) ile hizmet sözleşmesi yaptığını; 1999-2006 yılları arasında, dava ve icra takiplerinden tahsil olunan vekalet ücretinin %70’lik kısmının kendisine ödenmediğini iddia ederek; fazlaya ilişkin hak saklı tutularak, 1.500 TL alacağın faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, dava dilekçesinin görev yönünden reddine, mahkememizin görevsizliğine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde yetkili ve görevli Ankara Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine şeklinde karar verilmiş, hükmü davacı vekili süresinde temyiz etmektedir.
1-) HUMK’nun 4/2.maddesine göre, alacaklı kısmi dava açarken fazlaya ilişkin hakkını saklı tutmuş ise, mahkemenin görevi dava edilen alacak miktarına göre değil, alacağın tamamına göre belirlenir.
Davacı taraf, dava dilekçesinde; fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 1.500 TL alacağının tahsilini istemiştir.
Öyle ise, mahkemece; öncelikle görev hususunun incelenmesi gerekir. Davacının alacağının tamamının ne olduğu belirlendikten sonra, mahkemenin görevli olup olmadığı tartışılıp, değerlendirilmelidir. Eksik inceleme ile hüküm verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2-) Kabule göre de;
Mahkeme kararının gerekçesinde; gerek genel yetki kuralı, gerekse … yetki kuralları gereğince mahkemenin yetkisizliğinden bahsedilmiş olmakla birlikte, hüküm bölümünde mahkemenin görevsizliğine şeklinde karar verildiği anlaşılmaktadır. Kararın gerekçesiyle hüküm bölümünün çelişkili olması da usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.

Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 02.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.