Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2010/14426 E. 2010/21094 K. 21.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14426
KARAR NO : 2010/21094
KARAR TARİHİ : 21.12.2010

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 8.000,00 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacılar vekili dava dilekçesinde, tarafların dava konusu taşınmaz üzerinde iştirak halinde malik olduklarını, ancak davalının taşınmazı tek başına kullandığını, davacıların tasarrufuna engel olduğunu beyan ederek, 8.000,00 TL ecrimisilin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece; intifadan men şartının gerçekleşmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Dava konusu taşınmazda, taraflar iştirak halinde maliktirler.
Kural olarak, paydaşlar intifadan men edilmedikçe birbirlerinden ecrimisil isteyemezler.
İntifadan men koşulunun gerçekleşmesi ise, ecrimisil istenen süreden önce davacı paydaşın davaya konu taşınmazdan ya da gelirinden yararlanmak isteğinin davalı paydaşa bildirilmiş olmasına bağlıdır.
Somut olayda, davacılar davalı hakkında 20.02.2008 tarihinde eldeki davayı açmışlar ise de, aynı tarihte ortaklığın giderilmesi davasının da açıldığı, davalının intifadan men’inin aynı tarihte talep edildiği, yine aynı tarihte Asliye Hukuk Mahkemesinde davalının taşınmaza müdahalenin men’i ile tahliyesini istedikleri; davacıların davalıyı dava konusu taşınmazı intifadan men konusunda yazılı ihtarları olmadıkları anlaşılmıştır.
Ancak, davacı dilekçesinde tasarrufa engel olunduğunu ileri sürmektedir. O halde intifadan men koşulunun gerçekleştiği iddiası yemin dahil her türlü delille ispatlanabilir. Bu koşul dava şartı niteliğinde olduğundan gerçekleşip gerçekleşmediğinin mahkemece re’sen araştırılarak saptanması gerekmektedir.
Yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması … görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 21.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.