Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2010/14505 E. 2010/21767 K. 27.12.2010 T.

Yayınlanma Tarihi: 24.01.2024 11:07


YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14505
KARAR NO : 2010/21767
KARAR TARİHİ : 27.12.2010

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 7.000 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Dava, davacı kurumda çalışan davalı ...'un Bağ-kur'da kayıtlı bulunan diğer davalı eşine davacı kurumdan sağlık karnesi çıkarttırarak 2000-2006 yılları arasında tedavi yardımından yararlandırması sonucu sebepsiz zenginleşme nedeniyle alacak istemine ilişkindir. Mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda davalıların sorumluluğuna karar verilmiştir. Olaya ilişkin hazırlık soruşturması sonucunda, davalı ...'nın Bağ-kur'a resen kayıt edildiğinden haberi olmadığı, kayıt beyannamesi vermediği, belgedeki imzanın adı geçene ait olmadığı belirtilerek Bağ-Kur'a kayıtlı olduğunu bildiğine dair delil bulunmadığından takipsizlik kararı verilmiştir. Bağ-kur İl Müdürlüğünün 16.01.2007 tarihli yazısında davalı ...'nın 04.10.2000 tarihinde başlayan sigortalılığının devam etmekte olduğu belirtilerek prim borcunu ödemesi halinde sağlık karnesi alma hakkı bulunduğu belirtilmektedir. Davalı ...'nın Bağ-kur'da kayıtlı olduğunu bilmemesi ve o kurumdan sağlık karnesi almamış olması, Devlet Memurları Yasasının 209.maddesi gereğince herhangi bir şekilde sağlık yardımından yararlanmıyor olması gözetildiğinde; diğer davalı tarafından eşi ...'ya sağlık karnesi alınması ve tedavi yardımından yararlandırılması yasanın aradığı anlamda sebepsiz zenginleşme oluşturmaz. Davalıların sebepsiz zenginleşmediği gözetilerek davanın reddedilmesi gerekirken, mahkemece davalıların sorumluluğuna karar verilmesi bozma nedenidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 27.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.