Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2010/14718 E. 2010/21644 K. 27.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14718
KARAR NO : 2010/21644
KARAR TARİHİ : 27.12.2010

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 6525 TL için icra takibine vaki itirazın iptali icra inkar tazminatının faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 1,55 TL bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 27.12.2010 günü oybirliğiyle karar verildi.

M U H A L E F E T Ş E R H İ

Davada, satım sözleşmesinden … alacak için yapılan icra takibine davalının itiraz ettiği ileri sürülerek, icra takibine vaki itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili talep edilmiştir.

2010/14718- 2010/21644

Mahkemece, davalı şirket temsilcisinin usulüne uygun olarak eda etmiş olduğu yemin ile bedelin ödendiğinin ispatlandığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Davalı, hakkında yapılan Kadıköy 3.İcra Müdürlüğünün 2007/2312 sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazda borcunun bulunmadığını ileri sürmüş, davadaki savunmasında da takibe ve davaya konu olan eşyalarla ilgili akdi ilişkiyi kabul etmemiştir.
Davacı tarafın iddiasını ispat için teklif etmiş olduğu yemin karşısında davalı şirket temsilcisi yemin beyanında eşyaları satın aldıklarını ifade ettikten sonra, dava dilekçesinde belirtilen eşya bedellerinin davacıya ödendiğine dair yemin etmiştir.
Dava konusu alacak, satım akdinden kaynaklanmaktadır. Davacı satışın peşin satış olmadığını iddia etmiştir. Davalı bunun aksini savunmadığından satışın peşin satış olmadığının kabulü ile satış bedelinin ödendiğini ispat yükü davalı tarafta olduğunun kabulü gerekir.
Türk Medeni Kanununun 6.maddesinde “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” hükmü getirilmiştir.
Bir vakıaya, ispatla yükümlü olan ispat yükü kendisine düşen taraf iddiasını başka türlü delille ispat edemezse karşı tarafa yemin teklif edilebilir. Yemin teklifini ispat yükü kendisinde olan taraf yapar. Davacı da dava dilekçesindeki iddiaları ispat için karşı tarafa yemin teklif etmiştir.
Yemin teklif eden taraf hangi vakıa hakkında yemin teklif ettiğini bildirir. Yemin sorusunu (şeklini) ise HUMK.nun 360. maddesi gereğince mahkeme tespit eder. Hakimin tespit ettiği yemin metni duruşma tutanağına yazılarak davacı tarafın teklif etmiş olduğu yemine uygun olduğuna dair imzasının alınmasından (HUMK.md.151/V) sonra, yemin edecek tarafın bu metni aynen tekrarlaması gerekir. Mahkeme ve taraflar HUMK.un 339.maddesinde yazılı olan yemin metnini değiştiremez ve ona ekleme yapamazlar.
Kendisine yemin teklif edilen taraf ya yemin teklifini kabul ederek yemin eder, ya yeminden kaçınır ya da bu yemini teklif eden tarafa reddedebilir. Kendisine teklif edilen vakıaların doğruluğunu (iddia edildiği gibi olduğunu) kabul ederse yeminden kaçınmış olur ve davacı iddiasını kanıtlamış sayılır.
Davalı şirket temsilcisi yemin metninde dava dilekçesindeki iddiaları-orada bahsedilen eşyaların alındığını-kabul etmiş, bu kabulüne almış olduğu eşya bedelini davacıya ödediğini ekleyerek yemin etmiştir.
Davacının dava dilekçesindeki netice-i talebine esas teşkil eden maddi vakıaların … olduğu davalının imzalı beyanı ile kabul edilmiştir. Bu beyan yeminden kaçınmadır. Zira davalı kendisine teklif edilen yemin metnindeki vakıaların davacının iddia ettiği gibi olmadığı hususunda yemin etmemiş aksine iddia edilen vakıayı kabul etmiştir. Davalının bu şekildeki beyanından sonra artık bu beyanın … olduğu hususunda yemin etmesine gerek yoktur. Yemin, iddia edilen vakıaların iddia edildiği gibi olmadığı hususunda edilmesi gerekir.
Davalı bu şekilde davacının iddia ettiği hususları kabul ettikten sonra, borcunu ödediğine dair ispat yükünün kendisine geçtiğinin kabul edilmesi gerekir.
Davalı ikrarına eklediği maddi vakıa hakkında yemin etmesi, kendi savunmasını ispat ettiğinin kabulünü gerektirmez. Borcun ödendiğine dair ispat yükü kendisinde olmayan davacı bu konuda karşı tarafa yemin teklif etse ve davalı da bu yemini eda etse dahi bu yemine hukuken hiç bir değer izafe edilemez. O halde ispat yükü kendisine geçen davalının bu konuda ikrarına ekleme yaparak yemin etmiş olmasının da hukuken bir değeri yoktur.
O halde mahkemece, satın almış olduğu eşya bedelini ödediğine dair ispat yükü kendisine ait olan davalının bu konuda eda etmiş olduğu yemine dayanılarak davanın reddedilmiş olması … değildir.
Mahkeme kararının bu gerekçelerle bozulması gerektiği kanaatinde olduğumdan çoğunluk görüşüne katılmıyorum.