YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14858
KARAR NO : 2011/3743
KARAR TARİHİ : 14.03.2011
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 7.806,48 lira alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali ile icra inkar tazminatının masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesinde; davalının sahibi olduğu bağımsız bölüme ait ortak gider ve aidat borcunu ödemediği gibi başlatılan takibe de haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek; itirazın iptali ile takibin devamına, ayrıca davalının icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; sitede usulüne uygun olarak yapılmış bir toplantı olmadığı gibi 2007 yılı öncesinde yapılan giderleri gösteren defter ve belgelerin bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; 16.02.2010 tarihli bilirkişi raporu esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava, ortak gider ve aidat borçlarının ödenmeyen kısmına ilişkindir. İddiaya göre davalı 2007 yılının bir kısım aidatını ödemiş, geriye kalan aidatları ile 2005 yılından öncesine ait ortak gider borcunu ödememiştir. Bu durumda, davacı taraf alacağın kaynağını, davalı taraf ise ödemelerini yerine getirdiğini ispat ile yükümlü olacaktır.
Somut olayda, davacı taraf 2005 yılından öncesine ait (davalının payına düşen 300 TL tutarındaki trafo bedeli dışındaki) ortak gider alacağının ispatı için dosyaya belge veya karar sunamamıştır.
Diğer taraftan, mahkemenin 2009/23 (dairemizin ise 2011/2846) Esasında kayıtlı olan dosyada aynı bilirkişi 2005 yılı öncesine ait alacağın kaynağına ulaşılamadığını belirlemiş, mahkemece bu rapor esas alınarak (temyiz incelemesine konu bu dosya ile aynı günde) davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Şu halde mahkemece, 2005 yılı öncesine ait alacağın kanıtlanan kısım yönünden kabul edilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması … görülmemiştir.
Kabule göre de, mahkemenin çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verebileceği ve verilen kararların Yargıtay denetimine elverişli nitelikte açık ve de gerekçeli olması gerektiği gözetilmeden, bilirkişinin (yazı işleri müdürü) dava konusu uyuşmazlığın çözümünde ihtisas sahibi olmadığı değerlendirilmeyerek oy ve görüşüne başvurulması usul ve yasaya uygun bulunmamıştır (HUMK. md.275).
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup bu nedenlerle yerinde olan temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 14.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.