Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2010/14890 E. 2010/16919 K. 19.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14890
KARAR NO : 2010/16919
KARAR TARİHİ : 19.10.2010

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dava dilekçesinde, müşterek çocuk … için 400 TL iştirak nafakasının davalıdan tahsilini talep etmiş, mahkemece; davacının Hollanda’da işçi olduğu, davalının ise işi olmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
4721 sayılı TMK.nun 182/2.maddesine göre; “Velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin çocuk için kişisel ilişkisinin düzenlenmesinde, çocuğun özellikle sağlık, eğitim ve ahlak bakımından yararları esas tutulur. Bu eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır.”
Aynı Kanunun 328/1.maddesine göre de; “Ana ve babanın bakım borcu, çocuğun … olmasına kadar devam eder”. “Nafaka miktarı, çocuğun ihtiyaçları ile ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri dikkate alınarak belirlenir (md.330/1). Durumun değişmesi halinde hakim, istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler veya nafakayı kaldırır” (md.331).
Taraflar arasında görülen boşanma davasında 1994 doğumlu müşterek çocuk …’in velayetinin davacı anneye verildiği ve boşanma kararında çocuk için iştirak nafakasına hükmedilmediği anlaşılmaktadır.
Yapılan sosyal ve ekonomik durum araştırmasında davacı annenin Hollanda’da işçi olup, 1.000 Euro aldığı, davalı babanın ise işi ve geliri bulunmadığı, evli ve üç çocuklu olduğu belirlenmiş olmasına rağmen dosya kapsamından, davacının yurt dışından döndüğü, artık çalışamadığı ve şartlarının zorlaştığını beyan ettiği görülmektedir.
Eşlerin iştirak nafakası yükümlülüğü asıldır. Gelirinin olmadığının saptanması nafaka isteminin reddini gerektirmez. Çalışarak çocuğuna nafaka ödemek zorunluluğu vardır.
Bu durumda, mahkemece yukarıdaki ilke de gözetilerek tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile ilgili olarak yeniden araştırma yapılarak oluşacak sonuca göre çocuğun yaşı, eğitim durumu, günün ekonomik koşulları ile genel ihtiyaçları ve ana-babanın mali durumlarına göre TMK.nun 4.maddesi kapsamında hakkaniyete uygun iştirak nafakasına hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 19.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.