YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14896
KARAR NO : 2010/16361
KARAR TARİHİ : 12.10.2010
MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesi ile; müvekkili davacı ile, davalı …’in evli olup, müşterek bir çocuklarının bulunduğunu; davalının sürekli şiddet kullandığını ve yaklaşık bir yıldır ortak eve gelmediğini, ihtiyaçlarını da karşılamadığını iddia ederek; ortak çocuk … için aylık 500 TL tedbir/iştirak nafakasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, 15.10.2008 tarihli duruşmada; davacı taraf duruşmaya gelmemiş ise de, davayı kendisinin takip edeceğini, … 11.Aile Mahkemesinin 2008/727 Esas sayılı dava dosyasında devam etmekte olan boşanma davası ile birleştirilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iş bu dava dosyasının … 11.Aile Mahkemesinin 2008/727 Esas sayılı boşanma dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiş, yargılamaya boşanma davası üzerinden devam edilmiştir. … 11.Aile Mahkemesi 2.12.2009 tarihli kararı ile tarafların boşanmalarına karar vermiş, kararın gerekçesinde; “Mahkememizde görülen boşanma davası ile birleştirilen … 3.Aile Mahkemesinde açılan ve anılan mahkemenin 2008/794 Esas sayılı dosyasında görülen nafaka davası mahkememiz esas defterinin 2009/1615 sırasına kaydedilmiştir” denilmektedir.
Mahkemenin, 4.2.2010 tarih ve 2009/1615 Esas, 2010/127 Karar sayılı ilamında ise; “İştirak nafakasına ilişkin bu dava mahkememizin 2009/1615 Esas sırasına kaydedilmiş, 4.2.2010 tarihli duruşma tarihi olarak belirlenmiş, ancak davacı vekili davalıya duruşma gününün tebliği için gerekli işlemlere 1 aylık süre içinde tevessül etmemiş, HUMK 409/2.maddesi uyarınca taraflar duruşma gününü tebliğ için mahkememize başvurmadıklarından davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiştir. Gerekçesiyle” davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kendilerinin duruşmaya çağrılmadığını ileri sürmektedir.
1-HUMK’nun 46.maddesine göre; mahkemece, yargılamanın iyi bir şekilde yürütülmesini sağlamak için, birlikte açılmış veya sonradan birleştirilmiş davaların ayrılmasına, davanın her safhasında, istek üzerine veya kendiliğinden karar verilebilir. Ancak, dosyanın incelenmesinde; boşanma davası ile birleştirilen … 3.Aile Mahkemesinin 2008/794 Esas sayılı dava dosyasının tekrar tefrik edildiğine ilişkin ara kararı veya hüküm kararı bulunmamaktadır. Mahkemenin boşanmaya dair kararın gerekçesinde, sözü edilen nafaka dosyasının mahkemenin esas defterinin 2009/1615 sırasına kaydedildiğinin belirtilmiş olması, dosyanın tefrik edildiği anlamına gelmez. Tefrik kararı verilmeden yeni esas numarası üzerinden hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
2-Öte yandan, usulüne uygun tefrik kararı ile dosya yeni esasa kaydedilmiş olsa bile; davacının gerekli posta giderini ödemesi için mahkemece uygun bir süre verilmesi gerekmektedir (Teb.K.md.5,2; Teb.Niz.m.6/2). Bu husus nazara alınmadan hüküm kurulmuş olması da doğru değildir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 12.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.