YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/15077
KARAR NO : 2010/14632
KARAR TARİHİ : 20.09.2010
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 5.208,06 TL alacağın tahsili için girişilen takibe yönelik itirazın iptali ile icra inkar tazminatının davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın yetkisizlik nedeniyle reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesi ile; elektrik abonesi olan davalının normal tüketimden kaynaklanan borcunu ödemediği gibi başlatılan icra takibine de haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek; itirazın iptali ile takibin devamına, davalının alacağın %40’ından aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, icra dairesinin yetkisine yönelik itirazın davalının ikametgâhının bulunduğu Birecik Sulh Hukuk Mahkemesince değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilerek, dosyanın yetkili ve görevli Birecik Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı, alacağının tahsili amacıyla Şanlıurfa 1. İcra Müdürlüğünde icra takibinde bulunmuş, davalı (borçlu) itirazında, ikametgâhının Birecik olduğunu belirttiğinden takip durmuştur. Davacı itirazın iptali davasını Şanlıurfa’da açmıştır.
İİK’ nun 50. maddesi yetki kuralını düzenlemektedir. Maddenin ikinci fıkrasında yetki itirazının esas hakkında itirazla birlikte yapılacağı, icra mahkemesinin önce yetki itirazını inceleyip kesin bir sonuca bağlayacağı belirtilmiştir. Bu madde hükmünün itirazın iptali için müracaat edildiği hallerde de uygulanacağının kabulü gerekir. Zira, İİK’ nun 67. maddesindeki düzenleme ile alacaklıya ya genel mahkemeye ya da icra mahkemesine müracaat imkanı bakımından bir tercih hakkı tanınmaktadır. Alacaklı tercihini genel mahkemeye müracaat şeklinde yapmışsa artık mahkemenin hem icra dairesinin yetkisine itirazı ve hem de borcun esasına ilişkin itirazı incelemesi gerekecektir.
Bütün bu hususlar nazara alınarak somut olay incelendiğinde, Şanlıurfa’da açılan itirazın iptali davasında, mahkemenin öncelikle icra dairesinin yetkisine ilişkin itirazı incelemek suretiyle yetkili icra dairesinde yapılmış bir icra takibi bulunup bulunmadığını belirlemesi gerekir. Şanlıurfa 1. İcra Dairesinde, icra dairesinin yetkisine itiraz edilmiş olmakla takip durmuş ve bu itiraz konusunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olmakla yetki itirazı askıda beklemektedir. O halde, mahkemenin somut uyuşmazlıkta ilk olarak icra dairesinin yetkisine yapılan itirazı incelemek suretiyle icra takibinin yetkili icra dairesinde yapıldığına kanaat getirmesi halinde işin esasına girmesi, aksi halde icra dairesinin yetkili olmadığını belirlemesi durumunda esas hakkındaki itirazlara girişilmeksizin yetkili icra dairesinde yapılan icra takibi bulunmaması nedeniyle itirazın iptali davasının reddine karar vermesi gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik incelemeye dayalı olarak icra dairesinin yetkisini incelemeksizin verilen karar doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 20.09.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.